Ara DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) 18/A-4 TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği

DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) 18/A-4 TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği

  • Anasayfa
  • İdare Hukuku
  • DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) 18/A-4 TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nde personel ve öğrenci adaylarının psikiyatri muayenesinde sıklıkla karşılaştığı elenme gerekçelerinden biridir. Yönetmeliğin EK-C Hastalıklar Listesi’nin 18. maddesinin A diliminin 4. fıkrası (18/A-4), geçirilmiş, remisyonda ya da hafif düzeyde DEHB tanısı olan kişileri kapsamaktadır. DEHB, çocukluk döneminde başlayan ve kişinin dikkat süresi, dürtü kontrolü ve aktivite düzeyini etkileyen nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Çocukluk çağında konulan DEHB tanısının büyük bir bölümü erişkinlikte belirtilerin hafiflemesi veya tamamen kaybolmasıyla sonuçlanmaktadır; ancak e-Nabız’da kalan tanı ve ilaç kayıtları yıllar sonra askeri sağlık muayenesinde adayın karşısına çıkmaktadır.

Ekim 2024 tarihli yönetmelik değişikliğiyle 18/A-4 maddesinin kapsamı genişletilmiş ve madde metnindeki “Remisyonda” ibaresi “Geçirilmiş, remisyonda” şeklinde değiştirilerek geçmişte DEHB tanısı almış ve iyileşmiş adaylar da bu madde kapsamına alınmıştır. Aynı değişiklikle maddeye AÇIKLAMA-1 ve AÇIKLAMA-2 eklenmiştir. Bu değişiklikler, 16/A-1 maddesine eklenen açıklamalarla paralel bir yapı taşımakta olup geçmişte DEHB tanısı alan ancak güncel durumda belirtisi olmayan adaylara sağlam kabul yolunu açmıştır. Ancak maddenin kendisi kaldırılmamıştır; DEHB tanısı hâlâ tüm aday türlerinde elenme sebebi olabilmektedir.

18/A-4 Maddesi Nedir?

18/A-4, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin EK-C Hastalıklar Listesi’nin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümünde 18. maddenin A diliminin 4. fıkrasını ifade eden hastalık kodudur. Madde metninin güncel hali şu şekildedir: “Geçirilmiş, remisyonda ya da hafif düzeyde dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu.” Ekim 2024 öncesinde bu madde yalnızca “Remisyonda ya da hafif düzeyde dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu” olarak düzenlenmişti; değişiklikle “Geçirilmiş” ibaresi eklenerek kapsam genişletilmiştir. Madde 18, yönetmelikteki Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümünün üçüncü maddesidir ve DEHB’nin yanı sıra tıbbi nedenlere bağlı kişilik değişmeleri, yaygın gelişimsel bozukluklar (otizm, Asperger), kronik uyku bozuklukları ve psikoseksüel bozukluklar gibi durumları da kapsar.

A dilimi, yönetmelikteki en hafif hastalık kategorisini temsil eder. Görevdeki muvazzaf subay ve astsubaylarda A dilimine giren bir hastalık görev yapmaya engel sayılmaz. Ancak EK-D Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesi’nde 18/A-4 maddesinin subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş/er ve askeri öğrenci adayları sütunlarında (-) eksi işareti bulunmaktadır. Bu, DEHB tanısının tüm aday türlerinde göreve kabule engel teşkil ettiği anlamına gelir. Dolayısıyla 18/A-4 kodu sağlık raporuna yazılan bir aday, AÇIKLAMA koşullarını sağlamadığı sürece elenir.

DEHB Tanısı Yönetmelikte Nasıl Değerlendirilir?

DEHB, yönetmelikte şiddetine ve seyrine göre farklı dilimlerde ele alınmaktadır. Geçirilmiş, remisyonda ya da hafif düzeyde DEHB A diliminde (18/A-4) yer alır. Orta düzeyde DEHB veya tedavi ile kontrol altına alınmış ancak işlevselliği kısmen etkileyen DEHB B diliminde değerlendirilir. Tedavi, izlem ve nekahet halindeki DEHB C dilimine kodlanır. İleri düzeyde, kronik ve işlevselliği ciddi şekilde bozan DEHB ise D diliminde yer alır ve kesin elenme sebebidir. Adaylar açısından belirleyici olan, DEHB’nin hangi dilimde kodlandığıdır; A dilimine dahi girilmesi askeri öğrenci ve personel adaylarında elenme anlamına gelir.

Sağlık kurullarında DEHB değerlendirmesi psikiyatri uzmanı tarafından yapılır. Uzman, adayın e-Nabız kayıtlarını, çocukluk dönemine ait poliklinik girişlerini, reçete edilmiş DEHB ilaçlarını (metilfenidat/Ritalin, Concerta, atomoksetin/Strattera gibi preparatlar) ve varsa çocuk psikiyatrisi raporlarını inceler. Ayrıca muayene anında dikkat testleri ve psikometrik değerlendirme uygulanabilir. DEHB’nin 16/A-1’den önemli bir farkı şudur: nevrotik bozukluklar genellikle erişkinlik döneminde ortaya çıkar ve geçici olabilirken, DEHB çoğunlukla çocukluk döneminde tanı konulan ve nörogelişimsel temeli olan bir bozukluktur. Bu nedenle sağlık kurullarının DEHB değerlendirmesinde çocukluk dönemi kayıtları ve güncel işlevsellik düzeyi birlikte ele alınmalıdır.

2024 Yönetmelik Değişikliği DEHB İçin Ne Getirdi?

10 Ekim 2024 tarihinde yapılan yönetmelik değişikliğiyle 18/A-4 maddesine iki önemli düzenleme getirilmiştir. İlk olarak madde metnindeki “Remisyonda” ibaresi “Geçirilmiş, remisyonda” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklikle DEHB tanısını tamamen atlatmış (geçirmiş) kişiler de 18/A-4 kapsamına alınmıştır; önceki düzenlemede yalnızca remisyonda (belirtileri kontrol altında) veya hafif düzeyde DEHB tanısı olanlar bu maddede yer alıyordu. İkinci olarak maddeye AÇIKLAMA-1 ve AÇIKLAMA-2 eklenmiştir. Bu açıklamalar, 16/A-1 maddesine eklenen açıklamalarla paralel koşullar içermektedir.

AÇIKLAMA-1 kapsamında sağlık kurullarına şu değerlendirme prosedürü getirilmiştir: geçmiş öykü ve tıbbi kayıtlar dikkate alınarak geçmiş tanı ile ilgili içerik, seyir ve prognostik faktörler değerlendirilecek, gerekirse epikriz talep edilecektir. Geçmiş DEHB tanısı reaktif ve tekrarlamayan nitelikte ise, tedavi süresi 3 aydan kısa ise, tıbbi kayıtlarda ağırlaştırıcı unsurlar bulunmuyorsa ve muayene anında psikopatolojik bir unsur saptanmıyorsa psikiyatri uzmanı adayı sağlam kabul edecektir. AÇIKLAMA-2 ise dış kaynak adaylar ve askeri öğrenci adayları için ek olarak son 3 yıla ait psikiyatrik tanı/tedavi kaydının bulunmaması şartını getirmektedir. 13 Eylül 2025 tarihli ikinci değişiklikle bu açıklamalar yeniden düzenlenmiş ve AÇIKLAMA-1 ile AÇIKLAMA-2 koşullarının birlikte aranması zorunlu hale getirilmiştir.

Çocuklukta DEHB Tanısı Alıp İyileşenler İçin Durum Nedir?

DEHB, büyük çoğunlukla çocukluk döneminde (genellikle ilkokul çağında) tanı konulan bir bozukluktur. Anne-babanın talebiyle çocuk psikiyatrisi veya çocuk nörolojisi polikliniğine götürülen çocuklara F90.0 (dikkat eksikliği baskın tip), F90.1 (hiperaktivite baskın tip) veya F90.9 (tanımlanmamış DEHB) kodlarıyla tanı konulabilmekte ve metilfenidat (Ritalin, Concerta) gibi ilaçlar reçete edilebilmektedir. Bu kayıtlar e-Nabız sisteminde kalıcı olarak yer alır ve yıllar sonra askeri sağlık muayenesinde adayın karşısına çıkar. Pek çok aday, çocuklukta DEHB tanısı aldığını hatırlamaz veya bilmez; tanıyı sağlık kurulunda e-Nabız kaydında gördüğünde öğrenir.

Tıbbi literatüre göre DEHB’li çocukların önemli bir bölümünde belirtiler ergenlik ve erişkinlik döneminde belirgin şekilde hafiflenir veya tamamen kaybolur. Bu kişilerde DEHB “geçirilmiş” kabul edilir. 2024 değişikliği, tam da bu grubu korumak amacıyla yapılmıştır. Çocuklukta DEHB tanısı alıp iyileşmiş bir adayda şu koşullar sağlanıyorsa sağlam kabul edilmesi gerekmektedir: çocukluk dönemindeki tedavi süresi 3 aydan kısa olmalı, son 3 yılda herhangi bir DEHB tanı veya tedavi kaydı bulunmamalı, e-Nabız’da ağırlaştırıcı unsurlar (hastane yatışı, dürtüsellik, madde kullanımı) tanımlanmamalı ve muayene anında dikkat, dürtü kontrolü ve işlevsellik açısından patolojik bir bulgu saptanmamalıdır. Ancak burada önemli bir sorun, çocukluk döneminde anne-babanın isteğiyle uzun süreli takibe alınmış ve birden fazla poliklinik girişi olan adaylardır. 3 aydan kısa tedavi koşulunun bu adaylarda sağlanıp sağlanmadığı tartışmalı olabilir; çünkü e-Nabız’da birden fazla poliklinik girişi göründüğünde sağlık kurulları bunu 3 aydan uzun tedavi olarak yorumlayabilmektedir.

DEHB Askeri Öğrenci Olmaya Engel Midir?

EK-D Değerlendirme Çizelgesi’nde 18/A-4 maddesinin askeri öğrenci adayları sütununda (-) eksi işareti bulunmaktadır. Bu, DEHB tanısının askeri öğrenciliğe engel teşkil ettiği anlamına gelir. Askeri öğrenci adayları dış kaynak adaylarla aynı statüde değerlendirildiğinden, AÇIKLAMA-2 kapsamındaki son 3 yıl kuralı bu adaylar için de geçerlidir. MSÜ, ASEM, SUEM ve diğer askeri okullara başvuran tüm öğrenci adaylarında 18/A-4 tanısı, AÇIKLAMA koşulları sağlanmadığı sürece elenme sebebidir.

Askeri öğrenci adayları açısından DEHB’nin 16/A-1’den farklı bir boyutu vardır. DEHB nörogelişimsel bir bozukluk olduğundan, tanının “reaktif ve tekrarlamayan” nitelikte olup olmadığı tartışması daha karmaşıktır. Nevrotik bozukluklarda (anksiyete, depresyon) “reaktif” ifadesi stres veya travma gibi bir tetikleyiciye bağlı olarak geliştiğini ve tetikleyici ortadan kalkınca hastalığın da geçtiğini anlatır. DEHB’de ise bozukluk doğuştan gelen nörolojik temele dayanır ve “reaktif” kavramı doğrudan uygulanabilir değildir. Bu nedenle sağlık kurullarının DEHB değerlendirmesinde “reaktif ve tekrarlamayan” koşulunu nasıl uygulayacağı henüz tam olarak standartlaşmamıştır. Bazı kurullar bu koşulu DEHB için uygulanabilir bulmayarak doğrudan olumsuz rapor düzenlerken, bazıları belirtilerin tamamen geçmiş olmasını “geçirilmiş” olarak kabul ederek sağlam rapor verebilmektedir. Bu farklılık, iptal davalarında önemli bir tartışma noktası oluşturmaktadır.

18/A-4 Nedeniyle Elenme Halinde İtiraz ve İptal Davası Süreci

DEHB tanısıyla olumsuz sağlık raporu verilen adaylar, raporun tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde il sağlık müdürlüğüne itiraz etmelidir. Hakem hastane kararı da olumsuz ise 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılabilir. Bu davalarda en sık karşılaşılan hukuka aykırılıklar arasında çocukluk dönemindeki DEHB tanısının güncel klinik durumla ilişkilendirilmeden doğrudan elenme gerekçesi yapılması, AÇIKLAMA-1 ve AÇIKLAMA-2 koşullarının değerlendirilmemesi, muayene anında dikkat testleri ve psikometrik inceleme yapılmadan yalnızca e-Nabız kaydına dayanılarak karar verilmesi ve çocukluk dönemi poliklinik girişlerinin otomatik olarak 3 aydan uzun tedavi olarak yorumlanması yer almaktadır.

Ulus Hukuk ve Danışmanlık, DEHB tanısıyla olumsuz sağlık raporu alan subay, astsubay, uzman erbaş ve askeri öğrenci adaylarına itiraz ve iptal davası sürecinde hukuki destek sağlamaktadır. Bu davalarda mahkeme, adayı üniversite hastanesine sevk ederek güncel psikiyatrik muayene, dikkat testleri ve psikometrik değerlendirme yaptırabilmekte; çocukluk dönemindeki tanının güncel durumla örtüşmediğinin veya sağlık kurulunun yönetmelik değişikliklerini uygulamadığının tespiti halinde olumsuz raporu iptal edebilmektedir.

Yorum Ekle

Ulus Hukuk Logo
Ulus Hukuk Logo

Ulus Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, 2020 yılında Kurucu Avukat Ekin Ulus tarafından, hukukun çeşitli alanlarında en yüksek standartlarda hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur.

İletişim

0541 408 10 24
bilgi@ulus.av.tr
Remzi Oğuz Arık Mah. Bülten Sk. No: 7/14 Çankaya/Ankara

Sosyal Medya