Vitiligo, deride pigment kaybına bağlı olarak beyaz renkli alanların oluşmasıyla seyreden kronik bir deri hastalığıdır. MSÜ sağlık muayenelerinde vitiligo değerlendirilirken yalnızca hastalığın adı değil, lezyonların yaygınlığı, vücutta kapladığı alan, yüz bölgesinde bulunup bulunmadığı, görünürlük derecesi ve askeri öğrencilik şartlarını etkileyip etkilemediği dikkate alınır. Bu nedenle vitiligo tanısı bulunan her aday için aynı sonuca ulaşmak doğru değildir. Sınırlı, yaygın olmayan ve görünürlük açısından belirgin sorun oluşturmayan vitiligo plakları ile yüzü veya vücudun geniş bir bölümünü kaplayan yaygın vitiligo aynı şekilde değerlendirilmez.
TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği sistematiğinde vitiligo, deri ve zührevi hastalıklar bölümünde Madde 30 kapsamında ele alınır. Yaygın olmayan vitiligo plakları, silahlı hizmete engel olmayan, kronik ve sınırlı deri hastalıkları arasında değerlendirilebilen bir gruptadır. Buna karşılık yüzün yüzde 50’sinden fazlasını veya vücudun yüzde 30’undan fazlasını kaplayan vitiligo daha ağır grupta ele alınır ve askeri öğrencilik açısından ciddi elenme riski doğurur. Buradaki ayrım, vitiligonun varlığı ile yaygınlık düzeyi arasındaki farkı net şekilde ortaya koyar.
Vücut Alanının Yüzde Kaçı Sınır Kabul Edilir?
Vitiligo değerlendirmesinde en önemli sayısal sınır, yüz ve tüm vücut alanı bakımından ayrı ayrı ele alınır. Güncel yönetmelik uygulamasında yüzün yüzde 50’sinden fazlasını kaplayan vitiligo ile vücudun yüzde 30’undan fazlasını kaplayan vitiligo yaygın vitiligo olarak daha ağır değerlendirilir. Bu eşikler, sağlık kurulunun vitiligoyu yalnızca küçük bir pigment kaybı olarak mı yoksa yaygın ve askeri öğrencilik bakımından engel oluşturabilecek bir dermatolojik tablo olarak mı değerlendireceği konusunda belirleyici kabul edilir.
Vücut alanı hesabında yalnızca tek bir lezyonun çapına bakılması yeterli değildir. Vitiligo genellikle birden fazla bölgede, düzensiz sınırlı ve farklı büyüklüklerde plaklar halinde görülebilir. Bu nedenle sağlık kurulu değerlendirmesinde yüz, el, kol, gövde, bacak ve diğer alanlardaki lezyonların toplam yaygınlığı dikkate alınabilir. Örneğin gövdede küçük birkaç plak çoğu zaman daha sınırlı kabul edilebilirken, yüz, el sırtı, ön kol ve boyun gibi görünür bölgelerde birden fazla belirgin lezyon bulunması aday açısından daha riskli hale gelebilir. Burada yalnızca oran değil, lezyonların dışarıdan fark edilirliği de önem kazanır.
Yüzde 30 vücut alanı sınırı oldukça geniş bir yayılımı ifade eder; ancak MSÜ sağlık kurulunda adayın mutlaka bu sınırı aşması halinde eleneceği, bu sınırın altında kalması halinde ise kesin kabul edileceği şeklinde mekanik bir değerlendirme yapılmamalıdır. Çünkü askeri öğrencilik alımlarında tam sağlamlık esası, görünür bölge hassasiyeti ve dermatoloji uzmanının klinik yorumu birlikte değerlendirilir. Özellikle yüz bölgesinde belirgin vitiligo varsa, vücut toplam alanı yüzde 30’un altında kalsa bile kurul bu durumu ayrıca inceleyebilir. Buna karşılık kapalı bölgede, sınırlı ve yaygın olmayan plaklar varsa adayın durumu daha farklı değerlendirilebilir.
Görünür Bölge ile Görünmeyen Bölge Farkı
Vitiligo değerlendirmesinde görünür bölge ile görünmeyen bölge arasındaki fark, sağlık kurulu kararını doğrudan etkileyebilir. Görünür bölge denildiğinde özellikle yüz, boyun, el sırtı, el parmakları, ön kol gibi günlük görünümde ve üniforma kullanımında fark edilebilen alanlar anlaşılır. Askeri öğrencilikte üniforma disiplini, dış görünüm standardı ve temsil niteliği bulunduğu için bu bölgelerdeki belirgin cilt farklılıkları daha hassas değerlendirilir. Bu nedenle yüz ve el gibi alanlardaki vitiligo plakları, aynı büyüklükteki gövde veya sırt lezyonlarına göre daha fazla önem taşıyabilir.
Görünmeyen bölgelerdeki vitiligo ise genellikle daha farklı ele alınır. Gövde, sırt, kalça, üst bacak veya tamamen kıyafet altında kalan sınırlı alanlardaki plaklar, yaygınlık oranı düşükse ve fonksiyonel sorun oluşturmuyorsa daha hafif değerlendirilebilir. Ancak bu, görünmeyen bölgelerdeki her vitiligo aday açısından sorunsuzdur anlamına gelmez. Vücudun geniş kısmına yayılmış, ilerleyici seyir gösteren veya toplam alan bakımından yüzde 30 sınırına yaklaşan vitiligo, görünmeyen bölgelerde olsa bile kurul tarafından yaygın hastalık olarak değerlendirilebilir.
Görünürlük değerlendirmesinde lezyonun rengi, kontrastı, büyüklüğü ve dağılımı da önemlidir. Açık tenli bir adayda bazı vitiligo plakları daha az belirgin olabilirken, koyu tenli bir adayda aynı büyüklükteki plaklar çok daha net fark edilebilir. Sağlık kurulu bu nedenle yalnızca santim hesabı veya tanı adı üzerinden değil, lezyonun dış görünümde oluşturduğu etki üzerinden de değerlendirme yapar. Bu durum bazen adaylar arasında farklı kararlar verilmesine yol açabilir; çünkü vitiligonun klinik görünümü kişiden kişiye değişir.
MSÜ’den Vitiligo Nedeniyle Elenme Halinde İptal Davası
MSÜ sağlık kurulunda vitiligo nedeniyle Askeri Öğrenci Olamaz kararı verilmesi halinde adayın idari itiraz ve iptal davası yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. Bu süreçte raporun hangi gerekçeye dayandığı dikkatle incelenmelidir. Sağlık kurulu vitiligoyu yaygın olmayan sınırlı plaklar olarak mı, yoksa yüzün yüzde 50’sinden veya vücudun yüzde 30’undan fazlasını kaplayan yaygın vitiligo olarak mı değerlendirmiştir, bu ayrım dava açısından belirleyicidir. Ölçüm yapılmadan, lezyonların toplam alanı net ortaya konulmadan veya görünürlük kriteri somutlaştırılmadan verilen olumsuz kararlar hukuki denetime açık hale gelebilir. Mahkeme gerekli görürse adayın yeniden dermatoloji değerlendirmesine alınmasına, lezyonların alan ve yaygınlık bakımından tekrar incelenmesine karar verebilir.
Vitiligo nedeniyle elenme işlemlerinde dermatolojik yaygınlık, yüz ve vücut oranı, görünür bölge etkisi ve yönetmelikteki Madde 30 ayrımının doğru yorumlanması önemlidir. Özellikle sınırlı vitiligo plaklarının yaygın vitiligo gibi değerlendirilmesi veya oran hesabı yapılmadan olumsuz rapor verilmesi halinde hukuki destek alınması adayın hak kaybı yaşamaması açısından gereklidir. MSÜ sağlık kurulu işlemleri ve vitiligo nedeniyle iptal davası süreci hakkında destek almak isteyen adaylar, Ulus Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçerek sağlık raporlarının ve başvuru yollarının detaylı şekilde incelenmesini talep edebilir.
