Kekemelik (staminalma), konuşma akışının istem dışı olarak tekrarlar, uzatmalar veya bloklar nedeniyle kesintiye uğraması şeklinde ortaya çıkan bir konuşma bozukluğudur. TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nde kekemelik, Hastalıklar Listesi’nin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümünde konuşma bozuklukları başlığı altında değerlendirilir. MSÜ’ye (Milli Savunma Üniversitesi) başvuran askeri öğrenci adaylarında tam sağlam olma şartı arandığından, sağlık kurulundaki psikiyatri muayenesi sırasında konuşma bozukluğu tespit edilen adaylar kekemeliğin derecesine göre farklı dilimlere kodlanır ve bu kodlama doğrudan adayın kabulü veya elenmesi üzerinde belirleyici rol oynar.
Sağlık kurullarında kekemelik değerlendirmesi psikiyatri uzmanı tarafından yapılır. Muayene sırasında adayın spontan konuşması, okuma sırasındaki akıcılığı ve stres altındaki konuşma performansı gözlemlenir. Burada kritik olan husus, kekemeliğin sağlık kurulu ortamındaki baskı ve heyecan nedeniyle normalden daha belirgin hale gelebilmesidir. Birçok kişide hafif düzeyde kekemelik rahat ortamlarda neredeyse fark edilmezken, muayene stresi altında belirgin şekilde artabilir. Bu durum, sağlık kurulunun adayın gerçek konuşma kapasitesini doğru değerlendirip değerlendirmediği konusunda itiraz ve dava süreçlerinde önemli bir tartışma noktası oluşturmaktadır.
Hafif Kekemelik ile Orta-Ağır Kekemelik Ayrımı
Yönetmelik, konuşma bozukluklarını derece ayrımına göre farklı dilimlerde değerlendirir. Hafif ve orta derecede konuşma bozuklukları Hastalıklar Listesi’nin 16. maddesinin A diliminin 3. fıkrası (16/A-3) kapsamında yer alır. A dilimine giren hastalıklar, askeri göreve engel olmayan hafif düzey sağlık sorunlarını ifade eder; ancak askeri öğrenci adaylarında tam sağlam olma şartı arandığından A dilimine dahi girilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle hafif veya orta derecede kekemelik dahi tespit edilen askeri öğrenci adayı elenebilir. Muvazzaf subay, astsubay veya görevdeki personelde ise A dilimine giren konuşma bozuklukları görev yapmaya engel sayılmaz.
İleri derecede konuşma bozuklukları ise Hastalıklar Listesi’nin 16. maddesinin D diliminin 3. fıkrası (16/D-3) kapsamında değerlendirilir. D dilimi, askeri görev yapmaya kesin olarak engel olan durumları ifade eder. İleri derecede kekemelik, yani konuşmanın anlaşılmasını ciddi ölçüde güçleştiren, günlük iletişimi önemli ölçüde engelleyen düzeyde konuşma bozukluğu, tüm personel ve aday gruplarında kesin elenme sebebidir. Hafif ile ileri derece arasındaki sınır, klinik değerlendirmeye ve uzman hekimin takdirine bağlı olduğundan uygulamada farklılıklar yaşanabilmektedir. Bazı sağlık kurulları, kekemeliğin günlük yaşamda belirgin olmasa da muayene ortamında stres altında ortaya çıkmasını yeterli elenme gerekçesi olarak değerlendirirken, bazıları ise kekemeliğin fonksiyonel etkisini esas alarak karar vermektedir.
Kekemelik Hangi Yönetmelik Maddesinde Düzenlenmiştir?
Kekemelik, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin EK-C Hastalıklar Listesi’nde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümünde düzenlenmiştir. Konuşma bozuklukları Madde 16 kapsamında ele alınır ve dereceye göre dilim ayrımı yapılır. Hafif ve orta derecede konuşma bozuklukları 16/A-3, ileri derecede konuşma bozuklukları ise 16/D-3 fıkrasında yer almaktadır. 16/A-3 kapsamına kekemeliğin yanı sıra peltek konuşma, dizartri gibi diğer konuşma bozuklukları da dahildir. Yönetmeliğin bu maddesindeki açıklama uyarınca, A dilimine girecek konuşma bozukluklarının kişinin askerlik ortamına uyumunu bozmaması ve çalışma gücü ile verimini azaltmamış olması gerekmektedir.
EK-D Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesi’nde 16/A-3 maddesi incelendiğinde, bu maddenin askeri öğrenci adayları için olumsuz değerlendirmeye karşılık geldiği görülür. Askeri öğrenci adaylarında Hastalıklar Listesi’nin A, B veya D dilimlerine giren herhangi bir hastalık elenme sebebi oluşturduğundan, 16/A-3 kapsamında “hafif kekemelik” dahi tespit edilmesi adayın elenmesine yol açabilir. Ancak burada önemli bir ayrım vardır: sağlık kurulunun konuşma bozukluğunu 16/A-3 kapsamında kodlayabilmesi için bozukluğun klinik olarak tespit edilmesi ve raporlanması gerekmektedir. Konuşması normal düzeyde akıcı olan ve klinik muayenede belirgin bir konuşma bozukluğu saptanmayan adaylara bu kod verilmemelidir. Uygulamada zaman zaman muayene heyecanı nedeniyle geçici takılmalar yaşayan adaylara hatalı şekilde konuşma bozukluğu tanısı konulabilmekte ve bu durum itiraz süreçlerinde sıklıkla gündeme gelmektedir.
MSÜ’den Kekemelik Nedeniyle Elenme Halinde İptal Davası
Kekemelik nedeniyle olumsuz sağlık raporu verilen adaylar, raporun tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde il sağlık müdürlüğüne itiraz etmelidir. İtiraz sonucu olumsuz gelir veya hakem hastane de elenme yönünde karar verirse, 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılabilir. Kekemelik davalarında en kritik husus, kekemeliğin derecesinin objektif olarak değerlendirilip değerlendirilmediğidir. Sağlık kurullarının muayene ortamındaki anlık gözleme dayalı kararları, adayın günlük yaşamda ve eğitim ortamında gösterdiği konuşma performansıyla örtüşmeyebilir.
Ulus Hukuk ve Danışmanlık, kekemelik ve diğer konuşma bozuklukları nedeniyle MSÜ sağlık kurulundan olumsuz rapor alan adaylara iptal davası sürecinde hukuki destek sağlamaktadır. Bu davalarda mahkeme, adayı üniversite hastanesine sevk ederek konuşma ve dil terapisi uzmanı ile psikiyatri uzmanının birlikte değerlendirmesini isteyebilir. Sağlık kurulunun kekemelik derecesini hatalı belirlemesi, muayene stresini dikkate almadan karar vermesi veya fonksiyonel değerlendirme yapmadan yalnızca gözleme dayalı kodlama yapması gibi durumlar iptal davalarında sıklıkla ileri sürülen hukuka aykırılık gerekçeleri arasında yer almaktadır.
