Son Güncelleme: 25 Şubat 2026 | TCK 86 | Av. Ekin Ulus | Ankara Barosu
Kasten yaralama suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen ve bir kişinin vücuduna acı verilmesi, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunmasını suç olarak tanımlayan temel ceza hukuku düzenlemesidir. TCK 86 kapsamında kasten yaralama suçunun basit hali, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalar ve nitelikli halleri ayrı ayrı düzenlenmiş olup, her bir hal için farklı ceza aralıkları öngörülmüştür.
Bu rehber, TCK 86 kasten yaralama suçunun tüm fıkra ve bentlerini, ceza miktarlarını, nitelikli hallerini, şikayet ve uzlaşma koşullarını, zamanaşımı sürelerini, emsal Yargıtay beraat kararlarını ve uygulamada karşılaşılan sorunları kapsamlı şekilde ele almaktadır.
TCK Madde 86 Kanun Metni
Kasten yaralama – Madde 86TCK 86/1: Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK 86/2: (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
TCK 86/3: Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.
Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Kasten Yaralama Suçu Nedir?
Kasten yaralama suçu, bir kişinin bilerek ve isteyerek başka bir kişinin vücuduna acı vermesi, sağlığını bozması veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olması halinde oluşan bir suçtur. Suçun oluşabilmesi için failin kasten hareket etmesi, yani yaralama sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekmektedir. TCK m. 21 uyarınca kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesidir.
Kasten yaralama suçu, TCK’nın “Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı ikinci kısmının “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” başlıklı ikinci bölümünde yer almaktadır. Suç, serbest hareketli bir suç olup yumruk atma, tekme atma, bıçakla kesme, taşla vurma, ısırma, itme ve benzeri her türlü fiziksel hareketle işlenebilir. Ayrıca mağdura psikolojik baskı uygulayarak algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunması da kasten yaralama kapsamında değerlendirilmektedir.

TCK 86 Kasten Yaralama Suçunun Cezası
Kasten yaralama suçunun cezası, suçun işleniş biçimine ve yaralanmanın ağırlığına göre farklılık göstermektedir. Aşağıdaki tabloda TCK 86 kapsamındaki tüm ceza aralıkları sunulmaktadır:
| Fıkra / Bent | Suç Türü | Ceza Aralığı |
|---|---|---|
| TCK 86/1 | Kasten yaralama (temel hal) | 1 yıl 6 ay – 3 yıl hapis |
| TCK 86/2 | Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama | 6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası |
| TCK 86/2 (kadına karşı) | Kadına karşı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama | 9 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası |
| TCK 86/1 + 86/3 | Nitelikli kasten yaralama (yarı artırım) | 2 yıl 3 ay – 4 yıl 6 ay hapis |
| TCK 86/2 + 86/3 | Nitelikli basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama | 9 ay – 2 yıl 3 ay hapis |
| TCK 86/1 + 86/3-f | Canavarca hisle kasten yaralama (bir kat artırım) | 3 yıl – 6 yıl hapis |
TCK 86/1 – Kasten Yaralama Suçunun Temel Hali
TCK 86/1 maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun temel halinde, failin başkasının vücuduna acı vermesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olması halinde 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bu fıkra, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde olduğu hallerde uygulanır. Adli tıp raporunda “basit tıbbi müdahale ile giderilemez” ifadesi yer alıyorsa suç TCK 86/1 kapsamında değerlendirilir.
TCK 86/1 kapsamındaki suç şikayete tabi değildir; resen soruşturulur ve kovuşturulur. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi davanın düşmesine neden olmaz. Cumhuriyet savcılığı, suçun işlendiğini herhangi bir şekilde öğrendiğinde soruşturmayı başlatmakla yükümlüdür.
TCK 86/2 – Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilir Yaralama
TCK 86/2 maddesinde düzenlenen basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama (BTM), kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin hafif olması halini düzenler. Bu halde ceza 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. 12.05.2022 tarihli 7406 sayılı Kanun değişikliği ile suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 9 aya yükseltilmiştir.
Adli Tıp Rehberi’ne göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralanmalar: yüz bölgesinde 5 cm’e kadar, vücudun diğer bölgelerinde tek lezyon 10 cm’e kadar, toplam 20 cm’e kadar olan cilt-cilt altını ilgilendiren yaralardır. Tokat, yumruk sonucu oluşan morluk, sıyrık, çizik gibi hafif yaralanmalar bu kapsamdadır.
TCK 86/2 kapsamındaki basit yaralama suçu, şikayete tabidir. Mağdurun 6 aylık şikayet süresi içinde şikayette bulunması gerekmektedir. Mağdur şikayetinden vazgeçerse kamu davası düşer. Ancak TCK 86/3’teki nitelikli hallerden birinin varlığı halinde suç şikayete tabi olmaktan çıkar ve resen soruşturulur.
TCK 86/3 – Kasten Yaralama Suçunun Nitelikli Halleri
TCK 86/3 maddesinde kasten yaralama suçunun cezayı artıran nitelikli halleri düzenlenmiştir. Bu hallerden birinin varlığında verilecek ceza yarı oranında artırılır (f bendi hariç) ve suç şikayete tabi olmaktan çıkar.
TCK 86/3-a: Üstsoya, Altsoya, Eşe, Boşandığı Eşe veya Kardeşe Karşı Yaralama
Kasten yaralama suçunun aile bireylerine karşı işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba), altsoy (çocuk, torun), eş, boşandığı eş ve kardeş bu kapsamdadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/614 sayılı kararında belirtildiği üzere, buradaki hısımlık kan hısımlığıdır; evlatlık ilişkisi bu kapsamda değerlendirilmez. Boşanma davası devam ederken de eşler arasındaki evlilik birliği sürdüğünden, bu süreçte işlenen yaralama “eşe karşı” işlenmiş sayılır.
TCK 86/3-b: Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Yaralama
Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten yaralama halinde ceza yarı oranında artırılır. Yaşlılık, hastalık, engel durumu, hamilelik, çocuk yaş ve akıl hastalığı gibi haller, mağdurun savunmasızlık durumunu oluşturabilir. Her somut olayda mağdurun savunmasızlık durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
TCK 86/3-c: Kamu Görevi Nedeniyle Yaralama
Mağdurun yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten yaralanması halinde bu nitelikli hal uygulanır. Polis memuru, zabıta, icra memuru, hakim, savcı, öğretmen gibi kamu görevlilerinin görevleri sırasında veya görevleri nedeniyle yaralanması bu kapsamdadır. Suçun oluşması için yaralama fiilinin kamu göreviyle nedensellik bağının bulunması gerekmektedir.
TCK 86/3-d: Kamu Görevlisinin Nüfuzunu Kötüye Kullanarak Yaralama
Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanarak kasten yaralama suçunu işlemesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Burada failin kamu görevlisi olması ve görevinden kaynaklanan nüfuzunu kullanarak yaralama suçunu işlemesi gerekmektedir. Madde gerekçesinde belirtildiği üzere, failin zor kullanma yetkisine sahip olması şart değildir.
TCK 86/3-e: Silahla Yaralama
Kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. TCK m. 6/1-f uyarınca silah kavramı geniş yorumlanmaktadır: ateşli silahlar (tabanca, tüfek), patlayıcı maddeler, kesici-delici-bereleyici aletler (bıçak, satır, maket bıçağı), saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler (taş, sopa, kemer, paspas sopası, demir kaşık vb.) silah kapsamındadır. Yargıtay kararlarında kemer, taş, sopa, sandalye gibi nesneler de silah olarak kabul edilmektedir.
TCK 86/3-f: Canavarca Hisle Yaralama
7242 sayılı Kanun’la eklenen bu bent uyarınca, kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmesi halinde ceza bir kat artırılır (diğer bentlerde yarı oranında artırım yapılırken bu bentte bir kat artırım söz konusudur). Canavarca his, failin toplumun genel ahlak anlayışına göre insanlık dışı sayılan acımasız, vahşi bir duyguyla hareket etmesidir.

Kasten Yaralama Suçunda Şikayet ve Uzlaşma
Kasten yaralama suçunda şikayet koşulu ve uzlaşma durumu, suçun hangi fıkra kapsamında kaldığına göre değişmektedir:
| Suç Türü | Şikayete Tabi mi? | Uzlaşmaya Tabi mi? |
|---|---|---|
| TCK 86/1 (temel hal) | Hayır, resen soruşturulur | Hayır |
| TCK 86/2 (BTM – basit yaralama) | Evet, şikayete tabidir | Evet, uzlaşmaya tabidir |
| TCK 86/2 + 86/3 (nitelikli BTM) | Hayır, resen soruşturulur | Hayır |
| TCK 86/1 + 86/3 (nitelikli hal) | Hayır, resen soruşturulur | Hayır |
Şikayet süresi, mağdurun faili ve fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu süre içinde şikayette bulunulmazsa şikayet hakkı düşer. Uzlaşma kapsamındaki suçlarda, soruşturma aşamasında uzlaştırma bürosuna sevk yapılır; uzlaşma sağlanamazsa soruşturmaya devam edilir.
Kasten Yaralama Suçunda Zamanaşımı
TCK 86 kapsamındaki kasten yaralama suçlarında dava zamanaşımı süreleri, suçun ceza üst sınırına göre TCK m. 66 uyarınca belirlenmektedir. TCK 86/1 kapsamındaki temel hal için üst sınır 3 yıl olduğundan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. TCK 86/2 kapsamındaki basit yaralama için üst sınır 1 yıl 6 ay olduğundan zamanaşımı süresi yine 8 yıldır. Nitelikli hallerde ceza artırımı yapılsa dahi zamanaşımı, temel suçun cezasına göre hesaplanır.
Kasten Yaralama Suçunda Teşebbüs
Kasten yaralama suçuna teşebbüs mümkündür. Failin yaralama kastıyla hareket etmesine rağmen, elinde olmayan nedenlerle yaralama sonucunu gerçekleştirememesi halinde TCK m. 35 uyarınca teşebbüs hükümleri uygulanır. Teşebbüs halinde ceza, suçun tamamlanmış haline göre dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına göre, silahla yaralamaya teşebbüs halinde verilecek ceza, tamamlanmış basit yaralama suçu için öngörülen cezanın altına düşemez.
Meşru Müdafaa ve Haksız Tahrik
Meşru Müdafaa (TCK m. 25)
Kasten yaralama suçunda meşru müdafaa (nefsi müdafaa), failin kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı defetmek amacıyla orantılı güç kullanması halinde gündeme gelir. TCK m. 25/1 uyarınca meşru müdafaa koşullarının oluşması halinde faile ceza verilmez. Meşru müdafaanın kabul edilebilmesi için; saldırının haksız olması, saldırının mevcut veya muhakkak olması, savunmanın saldırıyla orantılı olması ve savunmanın saldırıya karşı yapılması gerekmektedir.
Haksız Tahrik (TCK m. 29)
Haksız tahrik altında kasten yaralama suçunun işlenmesi halinde cezada indirim yapılır. TCK m. 29 uyarınca haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişiye verilecek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir. Yargıtay uygulamasında, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemiyorsa her iki taraf için de haksız tahrik hükümleri uygulanır.

Kasten Yaralama ile Kasten Öldürmeye Teşebbüs Ayrımı
Kasten yaralama suçu (TCK 86) ile kasten öldürmeye teşebbüs (TCK 81, 35) suçu pratikte sıkça karıştırılmaktadır. Bu iki suç arasındaki temel ayrım failin kastına dayanmaktadır. Yargıtay, somut olayda failin öldürme kastıyla mı yoksa yaralama kastıyla mı hareket ettiğini belirlerken şu kriterleri değerlendirmektedir: fail ile mağdur arasındaki husumetin niteliği ve derecesi, kullanılan silahın türü ve özelliği, darbe sayısı ve darbelerin şiddeti, vurulan vücut bölgesinin hayati önemi, failin olay sonrasındaki davranışı (ambulans çağırma veya mağduru terk etme), mağdurdaki yaralanmanın niteliği ve failin engellenmeseydi eylemine devam edip edemeyeceğidir.
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Kasten yaralama suçunda sonuç cezanın 2 yıl veya altında olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması ve diğer koşulların sağlanması halinde HAGB kararı verilebilir. HAGB kararı verilmesi halinde sanık 5 yıllık denetim süresine tabi tutulur; bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenmezse hüküm ortadan kalkar ve dava düşer.
Cezanın Ertelenmesi
TCK m. 51 uyarınca, 2 yıl veya altında olan hapis cezaları ertelenebilir. Erteleme halinde sanık, cezaevine girmeksizin 1-3 yıl arasında denetim süresine tabi tutulur. Denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmezse ceza infaz edilmiş sayılır.
Adli Para Cezasına Çevirme
TCK 86/2 kapsamındaki basit yaralama suçunda mahkeme, hapis cezası yerine doğrudan adli para cezasına hükmedebilir. Ayrıca TCK m. 50 uyarınca kısa süreli hapis cezaları (1 yıl ve altı) adli para cezasına çevrilebilir. Adli para cezası, bir gün karşılığı 20-100 TL üzerinden hesaplanır.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK 87)
Kasten yaralama fiilinin daha ağır sonuçlar doğurması halinde TCK 87 hükümleri uygulanır. TCK 87, TCK 86’nın bir uzantısı niteliğinde olup, yaralamanın ağır sonuçlarına göre cezayı önemli ölçüde artırmaktadır:
| Ağırlaşmış Hal (TCK 87) | Ceza |
|---|---|
| Duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması | TCK 86’ya göre belirlenen ceza bir kat artırılır (en az 3 yıl) |
| Konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamsal tehlike | TCK 86’ya göre belirlenen ceza bir kat artırılır (en az 3 yıl) |
| İyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık, bitkisel hayat | TCK 86’ya göre belirlenen ceza iki kat artırılır (en az 5 yıl) |
| Kemik kırılması veya çıkığı | TCK 86’ya göre belirlenen ceza yarısına kadar artırılır |
| Kasten yaralama sonucu ölüm | 8-12 yıl (nitelikli hallerde 12-18 yıl) hapis |
Görevli Mahkeme
Kasten yaralama suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. TCK 86/1, 86/2 ve 86/3 kapsamındaki tüm suçlar için yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılır. Nitelikli hallerin varlığı (86/3) görevli mahkemeyi değiştirmez; görev belirlenmesinde suçun temel şekline bakılır. Ancak kasten yaralama sonucu ölüm meydana gelmesi halinde (TCK 87/4) görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
Kasten Yaralama Suçunda Emsal Beraat Yargıtay Kararları
“Kasten yaralama suçunda, mağdurdaki yaralanmanın kim tarafından gerçekleştirildiğinin kesin olarak tespit edilemediği durumlarda, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmelidir.” Yargıtay, failin kim olduğunun kesin olarak belirlenemediği durumlarda delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Katılanın sanığı suçlayıcı soyut beyanı dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin ve somut bir delilin bulunmadığı, katılan ile sanık arasında husumet ilişkisi olması nedeniyle katılanın sanık aleyhinde beyanda bulunma ihtimalinin mevcut olduğu, olay sırasında yanlarında bulunan tarafsız tanığın sanığın katılanı darp ettiğine şahit olmadığını ifade ettiği olayda, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Sanığın meşru müdafaa koşulları altında hareket ettiği, mağdurun önce sanığa saldırdığı, sanığın kendisini korumak amacıyla orantılı güç kullandığı ve savunmasının saldırıyla ölçülü olduğu tespit edilen olayda, TCK m. 25/1 uyarınca meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilerek beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan beraat kararı verilmesi üzerine, birlikte işlendiği iddia edilen mala zarar verme suçu yönünden CMK m. 253/3 kapsamındaki uzlaşma yasağının kalktığı ve bu suç için uzlaştırma işleminin uygulanması gerektiğine karar verilmiştir. Bu karar, beraat kararının birlikte yargılanan diğer suçlar üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır.
Evlatlık ilişkisinin TCK 86/3-a maddesinde düzenlenen altsoy-üstsoy hısımlığı kapsamında değerlendirilemeyeceği, kan hısımlığının aranması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle evlatlık tarafından evlat edinene karşı işlenen yaralama suçunda TCK 86/3-a nitelikli halinin uygulanamayacağına hükmedilmiştir.
