Ara Göz Çizdirmek MSÜ'ye Engel Midir? - Engel Teşkil Edebilecek Durumlar

Göz Çizdirmek MSÜ’ye Engel Midir?

Göz çizdirme olarak bilinen lazer göz ameliyatları, MSÜ sağlık muayenelerinde uzun süre tartışmalı bir konu olmuştur. Özellikle LASIK, PRK, LASEK, iLASIK ve benzeri keratorefraktif cerrahi işlemlerden sonra adayların sağlık kurulunda elenip elenmeyeceği konusunda geçmiş yıllarda daha katı bir uygulama bulunmaktaydı. Bunun nedeni, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nde keratorefraktif ameliyat geçirmiş olmayı doğrudan göz hastalıkları listesi içinde değerlendiren düzenlemelerin bulunmasıydı. Bu düzenleme sebebiyle, adayın görme düzeyi ameliyat sonrası iyi olsa bile yalnızca lazer geçmişi nedeniyle olumsuz rapor verilebildiği durumlar yaşanıyordu.

2025 yılında verilen Danıştay kararı sonrasında bu konuda önemli bir değişim ortaya çıkmıştır. Güncel değerlendirme bakımından göz çizdirmiş olmak tek başına MSÜ’ye engel kabul edilmemelidir. Ancak bu durum, lazer ameliyatı geçiren her adayın kesin olarak sağlık kurulundan geçeceği anlamına gelmez. Sağlık kurulu artık yalnızca ameliyat geçmişine değil, ameliyat sonrası gözün mevcut durumuna bakmalıdır. Görme keskinliği, refraksiyon değeri, kornea kalınlığı, kornea topografisi, göz kuruluğu, skar, haze, keratokonus riski, retina bulguları ve ameliyata bağlı sekel olup olmadığı değerlendirme konusu yapılabilir.

MSÜ adayları açısından temel sağlık şartı, askeri öğrenci adaylarının tam sağlam olmasıdır. Göz branşında ise renk körlüğü bulunmaması, her iki gözde görmenin ayrı ayrı tam olması ve yönetmelikte belirtilen kırma kusuru sınırlarının aşılmaması gerekir. Harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları bakımından genel kabul edilen sınır, düzeltme ile her iki gözde görmeler ayrı ayrı tam olmak şartıyla her bir gözde 1.00 diyoptriye kadar olan miyopi, hipermetropi ve 1.00 diyoptriyi geçmeyen astigmatizmadır. Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu ve TSK adına eğitim görülen bazı fakültelerde ise 3.00 diyoptriye kadar daha geniş bir sınır uygulanmaktadır.

Danıştay 2025 Kararı Sonrası Güncel Durum Nedir?

Danıştay 2. Dairesinin 30.09.2025 tarihli ve E. 2023/3381, K. 2025/4032 sayılı kararı, lazer göz ameliyatı geçmişi bulunan askeri öğrenci adayları açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Bu karar, keratorefraktif cerrahi geçirmiş olmayı doğrudan elenme nedeni gibi uygulayan yaklaşımı değiştirmiştir. Karar sonrasında PRK, LASEK, LASIK, iLASIK ve benzeri lazer göz ameliyatlarının yalnızca ameliyat geçmişi sebebiyle MSÜ, ASEM, SUEM ve astsubay meslek yüksekokulu adaylığına engel sayılmaması gerektiği kabul edilmektedir.

Bu kararın pratik sonucu şudur: Sağlık kurulu, adayın geçmişte lazer ameliyatı olduğunu tespit ettiğinde değerlendirmeyi burada sonlandırmamalıdır. Adayın ameliyat sonrası görme düzeyi, kornea yapısı, göz dibi bulguları ve göz sağlığının askeri öğrencilik şartlarına uygunluğu ayrıca incelenmelidir. Yani lazer geçmişi artık tek başına karar sebebi olmaktan çıkmış; asıl ölçüt, ameliyat sonrası gözün yönetmelikte aranan sağlık niteliklerini taşıyıp taşımadığı haline gelmiştir.

Bununla birlikte Danıştay kararı, adaylara sınırsız bir uygunluk sağlamaz. Lazer ameliyatı sonrası komplikasyon gelişmişse, görme keskinliği tam değilse, korneada incelme veya düzensizlik varsa, keratokonus şüphesi bulunuyorsa ya da göz derecesi yönetmelik sınırlarını aşıyorsa aday başka bir göz hastalığı maddesi kapsamında elenebilir. Bu nedenle güncel durumda en doğru yaklaşım, lazer ameliyatının kendisini değil, ameliyat sonrası ortaya çıkan tıbbi tabloyu esas almaktır.

Lazer Sonrası Göz Derecesi Sınırı Değişir Mi?

Lazer ameliyatı olmak, MSÜ göz derecesi sınırlarını değiştirmez. Aday lazer ameliyatı geçirmiş olsa da sağlık kurulunda yine ilgili okul türü için geçerli olan görme ve kırma kusuru sınırlarına göre değerlendirilir. Harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları bakımından genel kural, düzeltme ile her iki gözde görmelerin ayrı ayrı tam olması ve her bir gözde 1.00 diyoptriye kadar olan miyopi, hipermetropi ile 1.00 diyoptriyi geçmeyen astigmatizmanın kabul edilebilmesidir. Bu sınırın aşılması halinde adayın durumu olumsuz değerlendirilebilir.

Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu ve TSK adına eğitim görülen diğer bazı fakülteler bakımından ise daha farklı bir sınır uygulanmaktadır. Bu grupta, düzeltme ile her iki gözde görmeler ayrı ayrı tam olmak şartıyla 3.00 diyoptriye kadar miyopi ve hipermetropi ile 90 derecelik iki eksen arasındaki kırılma kusuru farkı 3.00 diyoptriyi geçmeyen astigmatizmalar engel sayılmayabilir. Bu ayrım, adayın hangi okul türüne başvurduğu bakımından önemlidir. Aynı göz derecesi bir okul bakımından sorun oluştururken, başka bir okul türünde kabul edilebilir sınırda kalabilir.

Lazer ameliyatı sonrası göz derecesi sıfırlanmış veya çok düşük seviyeye inmiş olabilir. Ancak sağlık kurulu yalnızca adayın ameliyat sonrası numarasına bakmaz. Ameliyat öncesi derece, korneanın ameliyatla ne kadar inceltildiği, ameliyat sonrası kornea topografisi, görme kalitesi, gece görüş şikayetleri, kuru göz bulguları ve retina durumu da değerlendirmeye alınabilir. Özellikle yüksek numaradan lazer olan adaylarda kornea yapısı daha dikkatli incelenebilir. Çünkü askeri öğrencilik sürecinde fiziksel yüklenme, eğitim koşulları ve ileride görev şartları göz sağlığı açısından ayrıca önem taşır.

Sağlık Kurulunda Lazer Geçmişi Nasıl Tespit Edilir?

Sağlık kurulunda lazer geçmişi genellikle birkaç farklı yolla tespit edilebilir. Öncelikle adayın geçmiş hastane kayıtları, e-Nabız bilgileri, ameliyat kayıtları, reçete geçmişi ve göz muayene kayıtları incelenebilir. Lazer ameliyatı bir sağlık kuruluşunda yapıldığı için operasyon bilgisi, kullanılan yöntem, ameliyat tarihi ve kontrol muayeneleri sistem kayıtlarında görünebilir. Adayın bu bilgileri gizlemeye çalışması doğru bir yaklaşım değildir; çünkü kurul sürecinde kayıtlar ve muayene bulguları birbiriyle karşılaştırılabilir.

İkinci tespit yolu göz muayenesidir. Lazer ameliyatı geçirmiş adaylarda kornea yüzeyinde ve kornea kalınlığında ameliyata bağlı değişiklikler olabilir. Göz hastalıkları uzmanı biyomikroskopik muayene, otorefraktometre ölçümü, görme keskinliği değerlendirmesi, kornea topografisi, pakimetri ve göz dibi muayenesi gibi işlemlerle adayın göz yapısını inceler. Özellikle kornea topografisi ve pakimetri, lazer geçmişinin etkilerini değerlendirmede önemli araçlardır. Bu incelemeler yalnızca ameliyatın yapılıp yapılmadığını değil, ameliyat sonrası korneanın sağlıklı olup olmadığını da göstermeye yardımcı olur.

Lazer geçmişi tespit edildiğinde sağlık kurulunun güncel hukuki duruma uygun şekilde hareket etmesi gerekir. Artık değerlendirme yalnızca lazer ameliyatı geçmişinin varlığı üzerinden yapılmamalıdır. Kurulun asıl incelemesi, ameliyat sonrası göz sağlığının yönetmelik şartlarına uygun olup olmadığı üzerinde yoğunlaşmalıdır. Bu nedenle adayın elindeki güncel tıbbi belgeler, özellikle komplikasyon bulunmadığını, görmenin tam olduğunu ve kornea yapısının stabil olduğunu gösteriyorsa süreç açısından önem taşıyabilir.

MSÜ’den Lazer Gerekçesiyle Elenme Halinde İptal Davası ve Emsal Kararlar

MSÜ sağlık kurulunda lazer göz ameliyatı gerekçesiyle Askeri Öğrenci Olamaz kararı verilmesi halinde adayın idari itiraz ve iptal davası yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. Bu tür işlemlerde öncelikle sağlık raporunun gerekçesi dikkatle incelenmelidir. Raporda yalnızca keratorefraktif cerrahi geçmişi belirtilmişse, Danıştay 2. Dairesinin 30.09.2025 tarihli emsal kararı aday lehine güçlü bir hukuki dayanak oluşturabilir. Ancak raporda lazer ameliyatına ek olarak görme yetersizliği, kornea incelmesi, topografik bozukluk, keratokonus şüphesi veya başka bir göz hastalığı belirtilmişse dava stratejisi buna göre kurulmalıdır.

İptal davasında mahkemenin inceleyeceği temel konu, sağlık kurulunun güncel yönetmelik hükümlerini ve Danıştay kararını doğru uygulayıp uygulamadığıdır. Sağlık kurulunun ameliyat sonrası göz durumunu araştırmadan, yalnızca lazer geçmişini esas alarak olumsuz karar vermesi hukuka aykırılık iddiasını güçlendirebilir. Mahkeme gerekli görürse adayı yeniden tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevk edebilir, üniversite hastanesinden rapor aldırabilir veya bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Bu aşamada adayın güncel görme değerleri, kornea topografisi, pakimetri ölçümü, göz dibi bulguları ve ameliyat sonrası komplikasyon bulunmadığını gösteren belgeler önem kazanır.

Lazer gerekçesiyle elenme işlemlerinde emsal kararların doğru kullanılması, sağlık raporunun teknik yönden analiz edilmesi ve tıbbi belgelerin hukuki zemine uygun biçimde sunulması büyük önem taşır. MSÜ sağlık kurulu işlemleri, lazer ameliyatı nedeniyle elenme ve iptal davası süreci hakkında hukuki destek almak isteyen adaylar, Ulus Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçerek raporlarının ve başvuru yollarının detaylı şekilde değerlendirilmesini talep edebilir.

Yorum Ekle

Ulus Hukuk Logo
Ulus Hukuk Logo

Ulus Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, 2020 yılında Kurucu Avukat Ekin Ulus tarafından, hukukun çeşitli alanlarında en yüksek standartlarda hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur.

İletişim

0541 408 10 24
bilgi@ulus.av.tr
Remzi Oğuz Arık Mah. Bülten Sk. No: 7/14 Çankaya/Ankara

Sosyal Medya