Yurt dışında yaşayan saklı paylı mirasçılar, Türkiye’ye gelmeksizin tenkis davası açabilmektedir. Tenkis davası, miras bırakanın son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmakta olup mirasçının bizzat duruşmada hazır bulunması zorunlu değildir. Yurt dışındaki mirasçı, bulunduğu ülkedeki Türk Konsolosluğu aracılığıyla özel yetkili vekaletname düzenleterek Türkiye’deki avukatına tenkis davası açma ve takip etme yetkisi verebilmektedir. Vekaletnamede tenkis davası açma, bilirkişi raporlarına itiraz, sulh olma ve her türlü yargısal işlemi yürütme yetkilerinin açıkça yer alması gerekmektedir. Dava sürecindeki tüm tebligatlar avukata yapılacağından konsolosluk tebligatı beklenmesi gerekmemekte ve yargılama süreci hızlanmaktadır.
Tenkis davası uygulamada sıklıkla muris muvazaası davası ile birlikte terditli olarak açılmaktadır. Mirasçılar dava dilekçesinde öncelikli olarak tapu iptal ve tescil (muris muvazaası), mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise tenkis talebinde bulunmaktadır. Bu terditli yapı, miras bırakanın taşınmazını muvazaalı biçimde devrettiği ancak muvazaanın ispatlanamaması ihtimaline karşı mirasçının saklı payını korumaya yönelik önemli bir güvencedir. Yurt dışındaki mirasçıların tenkis davasında en sık düştüğü hata, bir yıllık hak düşürücü süreyi kaçırmaktır. Bu nedenle saklı payın ihlal edildiğinin öğrenildiği andan itibaren derhal avukata başvurulması hayati önem taşımaktadır.
Tenkis Davası Nedir ve Hangi Durumlarda Açılır?
Tenkis davası, miras bırakanın sağlığında veya vasiyetname ile yaptığı tasarrufların, saklı paylı mirasçıların yasal olarak korunan saklı pay oranlarını ihlal etmesi halinde açılan bir miras hukuku davasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 560. maddesi uyarınca saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilmektedir. Tenkis, hukuki anlamda miras bırakanın yaptığı tasarrufun tamamının iptalini değil, yalnızca saklı payı ihlal eden kısmının yasal sınırlara indirgenmesini ifade etmektedir. Dolayısıyla tenkis davası kabul edildiğinde tasarrufun tamamı geçersiz kılınmamakta, yalnızca saklı payı aşan kısmı tenkis edilmektedir.
Tenkis davasının açılabilmesi için birtakım koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Miras bırakan, tasarruf edebileceği oranı aşan bir kazandırma yapmış olmalıdır. Bu kazandırma, ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetname, miras sözleşmesi) veya sağlararası kazandırmalar (bağış, bağışlama sayılan işlemler) biçiminde olabilir. TMK’nın 565. maddesi, tenkise tabi sağlararası kazandırmaları ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Bunlar arasında miras payına mahsuben yapılan kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi, miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar, miras bırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve miras bırakanın ölümünden önceki son bir yıl içinde adet dışı hediyeler yer almaktadır.
Saklı Pay Oranları Nasıl Hesaplanır?
Saklı pay oranları, Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesi ile belirlenmiştir. Buna göre altsoy (çocuklar, torunlar ve devamı) için saklı pay, yasal miras payının yarısıdır. Anne ve babanın her biri için saklı pay, yasal miras payının dörtte biridir. Sağ kalan eş için saklı pay, eşin hangi zümre ile birlikte mirasçı olduğuna göre değişmekle birlikte her durumda yasal miras payının tamamıdır. 2007 yılında yapılan kanun değişikliği ile kardeşlerin saklı pay hakkı kaldırılmış olup miras bırakanın kardeşleri artık saklı paylı mirasçı sıfatını taşımamaktadır. Miras bırakanın, saklı paylara dokunduktan sonra kalan kısım üzerinde serbestçe tasarruf etme hakkı bulunmaktadır. Bu kısma tasarruf edilebilir kısım (tasarruf oranı) denilmektedir.
Saklı pay hesaplamasını somut bir örnekle açıklamak gerekirse: miras bırakan vefat ettiğinde geride eşi ve iki çocuğu kalmış ve terekenin toplam net değeri 10.000.000 TL olsun. TMK’ya göre eşin yasal miras payı dörtte bir (2.500.000 TL), her bir çocuğun yasal miras payı ise sekizde üç (3.750.000 TL) dir. Eşin saklı payı yasal miras payının tamamı olduğundan 2.500.000 TL’dir. Her bir çocuğun saklı payı yasal miras payının yarısı olduğundan 1.875.000 TL’dir. Saklı payların toplamı 6.250.000 TL olup miras bırakanın serbestçe tasarruf edebileceği kısım 3.750.000 TL’dir. Miras bırakan bu tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmalar yaptıysa aşan kısım tenkise tabidir. Hesaplama teknik bir süreç olduğundan, taşınmazların değerlemesi için bilirkişi raporu alınmakta ve menkul değerler için mali müşavir bilirkişi atanmaktadır.
Tenkis Davasında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler Nelerdir?
Tenkis davasında uygulanan süreler zamanaşımı değil hak düşürücü süre niteliğindedir. Türk Medeni Kanunu’nun 571. maddesi iki ayrı hak düşürücü süre öngörmektedir. Birinci süre, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren başlayan bir yıllık süredir. İkinci süre ise vasiyetnamelerde vasiyetnamenin açılma tarihinden, diğer sağlararası kazandırmalarda mirasın açılması (ölüm) tarihinden itibaren işleyen on yıllık süredir. Hak düşürücü sürenin zamanaşımından en önemli farkı, sürenin geçmesiyle dava hakkının kendiliğinden sona ermesi ve mahkemenin bu durumu resen (karşı tarafın itirazı olmaksızın) dikkate almasıdır. Bir yıllık süre geçtikten sonra açılan tenkis davası, mahkeme tarafından esasa girilmeksizin reddedilmektedir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar açısından bir yıllık öğrenme süresi özellikle tehlikeli bir eşiktir. Miras bırakanın vefatından sonra terekedeki malvarlığının araştırılması, vasiyetnamenin açılması veya tapu kayıtlarının incelenmesi zaman almakta olup saklı pay ihlalinin fark edilmesi gecikebilmektedir. Ancak TMK’nın 571. maddesinin son fıkrası önemli bir güvence daha sunmaktadır: tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilmektedir. Yani bir yıllık süre geçmiş olsa bile, lehine kazandırma yapılan kişi tapu iptali, teslim veya ifa talebiyle mirasçıya karşı dava açtığında mirasçı savunma olarak tenkis def’ini ileri sürebilmektedir. Bununla birlikte def’i yolu yalnızca savunmada kullanılabildiğinden ve aktif dava açma hakkını vermediğinden, yurt dışındaki mirasçıların saklı pay ihlalini öğrendikleri anda vakit kaybetmeksizin avukatlarına başvurmaları telafisi güç hak kayıplarını önlemenin en etkili yoludur.
Tenkis davası, miras bırakanın tasarruf sınırlarını aşan kazandırmalarına karşı saklı paylı mirasçıların en temel hukuki güvencesidir. Ulus Hukuk ve Danışmanlık olarak, saklı pay hesaplaması, tenkise tabi tasarrufların tespiti, hak düşürücü sürelerin takibi ve tenkis davasının yurt dışından vekaletname ile açılıp takip edilmesi süreçlerinde uzaktan hukuki destek sağlamaktayız.

