Ara Yurt Dışında Yaşayan Türklere Karşı İcra Takibi Başlatılabilir Mi?

Yurt Dışında Yaşayan Türklere Karşı İcra Takibi Başlatılabilir Mi?

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına karşı Türkiye’de icra takibi başlatılabilmektedir. Borçlunun yurt dışında ikamet etmesi, Türkiye’deki borçları için hakkında yasal takip başlatılmasına engel teşkil etmemektedir. Türkiye’deki borçlar, borçlunun yurt dışına yerleşmesiyle silinmemekte, durmamakta veya dondurulmamaktadır. Borç kişiye, daha doğrusu T.C. kimlik numarasına bağlı olup coğrafyaya bağlı değildir. Alacaklı, borçlunun yurt dışında yaşadığını bilse dahi Türkiye’deki yetkili icra dairesine başvurarak ilamsız veya ilamlı icra takibi başlatabilmektedir. İlamsız icra takibinde yetkili icra dairesi borçlunun Türkiye’deki son bilinen yerleşim yeri veya alacaklının yerleşim yeri icra dairesidir. İlamlı icra takibinde ise mahkeme kararını veren yerdeki veya borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi yetkilidir.

Kamu alacakları (vergi borçları, SGK primleri, trafik cezaları gibi) açısından da durum aynıdır. Bu alacaklar faiz ve gecikme zammıyla büyümeye devam etmekte ve borçlunun Türkiye’deki malvarlığına haciz uygulanabilmektedir. Özel hukuk borçları (banka kredileri, kredi kartı borçları, kira borçları, senet borçları gibi) için de alacaklı veya banka tarafından icra takibi başlatılabilmektedir. Yurt dışında yaşayan borçlunun en sık düştüğü yanılgı, Türkiye’deki borçlarının kendiliğinden ortadan kalkacağını veya zamanaşımına uğrayacağını varsaymasıdır. Oysa icra takibi başlatılmış olan dosyalarda zamanaşımı kesilmekte ve borç dosyası açık kalmaya devam etmektedir.

Yurt Dışındaki Borçluya İcra Tebligatı Nasıl Yapılır?

Yurt dışında yaşayan borçluya icra tebligatı yapılması, Tebligat Kanunu’nun 25 ve 25/a maddeleri ile Tebligat Tüzüğü’nün 38 ve devamı maddeleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Türk vatandaşı olan borçluya yurt dışında tebligat yapılmasında öncelikli yol, Kanun’un 25/a maddesi kapsamında konsolosluk aracılığıyla tebligattır. Tebliğ evrakı, icra dairesi tarafından doğrudan muhatabın bulunduğu ülkedeki Türk Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderilmekte ve konsolosluk aracılığıyla muhatabın adresine bildirim yapılmaktadır. Muhatap otuz gün içinde konsolosluğa başvurmazsa tebligat yapılmış sayılmaktadır. Bu yolla sonuç alınamaması halinde Adalet Bakanlığı kanalıyla o ülkenin yetkili makamlarına başvurularak Tebligat Kanunu’nun 25. maddesindeki genel yurt dışı tebligat usulü uygulanmaktadır.

Yurt dışındaki borçlu açısından tebligat konusunda kritik bir risk bulunmaktadır. MERNİS kayıtlarında hâlâ Türkiye’deki eski adres görünüyorsa, ödeme emri bu adrese çıkarılabilmekte ve muhatap bulunamazsa bile Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebligat yapılmış sayılabilmektedir. Bu durumda borçlu, ödeme emrinden haberdar olmaksızın itiraz süresi geçmekte ve takip kesinleşmektedir. Kesinleşen takipte borçlunun Türkiye’deki malvarlığına derhal haciz konulabilmektedir. Bu nedenle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının MERNİS adreslerini yurt dışı adresleriyle güncellemeleri, tebligatın usulüne uygun yapılmasını sağlamanın ve itiraz haklarını korumanın en etkili yoludur.

İcra Takibinde Yurt Dışındaki Kişinin Türkiye’deki Mal Varlığına Haciz Konulabilir Mi?

İcra takibi kesinleştikten sonra borçlunun Türkiye’deki tüm malvarlığı unsurlarına haciz konulabilmektedir. Borçlunun yurt dışında yaşaması haciz işlemine engel değildir; icra müdürlüğü haciz işlemini borçlunun Türkiye’de bulunmasını gerektirmeksizin uzaktan uygulayabilmektedir. Haciz uygulanabilecek malvarlığı unsurları arasında tapuda kayıtlı taşınmazlar, trafik siciline kayıtlı araçlar, banka hesapları (e-haciz sistemiyle), SGK nezdindeki alacaklar ve şirket ortaklık payları yer almaktadır. E-haciz sistemi sayesinde alacaklı veya avukatının talebiyle borçlunun tüm Türkiye’deki banka hesaplarına elektronik ortamda eş zamanlı bloke konulabilmektedir.

Ancak Türk icra dairesinin yetki alanı Türkiye sınırlarıyla kısıtlıdır. Borçlunun yurt dışındaki banka hesaplarına, maaşına veya taşınmazlarına doğrudan Türkiye’deki icra dairesinden haciz konulması mümkün değildir. Yurt dışındaki malvarlığına ulaşılabilmesi için Türk mahkemesinden alınan kararın borçlunun bulunduğu ülkede tanıma ve tenfiz sürecinden geçirilmesi gerekmektedir. Tenfiz kararı alındıktan sonra o ülkenin icra organları aracılığıyla borçlunun yurt dışındaki malvarlığına haciz uygulanabilmektedir. Yurt dışındaki borçlunun Türkiye’de hiçbir malvarlığının bulunmaması halinde ise alacaklının uluslararası alacak tahsili yollarına başvurması gerekmektedir.

Yurt Dışında Yaşayan Kişi İcra Takibine Nasıl İtiraz Eder?

Yurt dışında yaşayan borçlunun icra takibine itiraz hakkı, yurt içindeki borçluyla aynı usule tabidir. Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itirazda bulunmalıdır. İtiraz, borcun tamamına veya bir kısmına yönelik olabilmekte ya da yetki itirazı, zamanaşımı itirazı veya imza itirazı şeklinde yapılabilmektedir. Süresinde yapılan itiraz, icra takibini durdurmaktadır. Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde itiraz süresi beş gün olup itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılmaktadır. İlamlı icra takibinde ise itiraz yolu sınırlı olup yalnızca borcun ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya ertelendiği gibi dar kapsamlı itiraz sebepleri ileri sürülebilmektedir.

Yurt dışındaki borçlunun itiraz süresini kaçırmaması hayati önem taşımaktadır. Tebligat usulsüz yapılmış olsa bile borçlu, usulsüzlüğü öğrendiği tarihten itibaren itiraz etmelidir. Yurt dışındaki borçlunun en etkili korunma yolu, Türkiye’deki bir avukata özel yetkili vekaletname vererek icra dosyasının takibini sağlamaktır. Avukat, UYAP sistemi üzerinden borçlu adına açılmış icra dosyalarını sorgulayabilmekte, ödeme emrine süresinde itiraz edebilmekte, itirazın iptali veya kaldırılması davasına savunma yapabilmekte ve gerekli hallerde menfi tespit veya istirdat davası açabilmektedir. Vekaletnamede icra takibi dosyalarını takip etme, itirazda bulunma, dava açma ve her türlü icra işlemini yürütme yetkilerinin yer alması gerekmektedir.

Banka Borçları Nedeniyle Havalimanında Yakalanma Riski Var Mıdır?

Banka borcu, kredi kartı borcu veya ticari borç gibi özel hukuk borçları tek başına yurt dışına çıkış yasağı veya havalimanında yakalanma sebebi değildir. Havalimanı ve sınır kapılarındaki pasaport kontrolünde incelenen husus, kişinin borç bakiyesi değil, hakkında verilmiş yurt dışına çıkış yasağı kararı, yakalama emri veya adli kontrol tedbiri bulunup bulunmadığıdır. İcra takibi başlatılmış olması, maaş haczi veya banka hesaplarına bloke konulması gibi mali önlemler doğrudan yurt dışına çıkışı engelleyen tedbirler değildir. Dolayısıyla hakkında yalnızca icra takibi bulunan ve adli bir tedbir kararı verilmemiş olan kişi, Türkiye’ye giriş yapabilmekte ve Türkiye’den çıkış yapabilmektedir.

Ancak bazı özel durumlarda yurt dışına çıkış yasağı veya yakalama kararı gündeme gelebilmektedir. Nafaka borcunu kasıtlı olarak ödemeyen borçlu hakkında İİK’nın 344. maddesi uyarınca tazyik hapsi kararı verilebilmekte ve bu kapsamda yakalama emri çıkarılabilmektedir. Vergi borçları için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca yurt dışına çıkış yasağı uygulanabilmektedir. Ayrıca ceza davalarına bağlı adli para cezaları veya taksitlendirilmiş ceza ödemelerinin yerine getirilmemesi halinde de yakalama emri çıkarılabilmektedir. Yurt dışında yaşayan borçlunun Türkiye’ye gelmeden önce avukatı aracılığıyla UYAP üzerinden hakkında yakalama kararı veya yurt dışına çıkış yasağı bulunup bulunmadığını sorgulatması, olası riskleri önceden tespit etmenin en güvenilir yoludur.

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’deki borçları ve aleyhlerine başlatılan icra takipleri, göz ardı edildiğinde ciddi hak kayıplarına ve malvarlığı zararlarına yol açabilmektedir. Ulus Hukuk ve Danışmanlık olarak, icra dosyası sorgulama, ödeme emrine itiraz, haciz kaldırma, menfi tespit davası, borç yapılandırma koordinasyonu ve yakalama kararı sorgulaması süreçlerinde yurt dışından vekaletname ile uzaktan hukuki destek sağlamaktayız.

Yorum Ekle

Ulus Hukuk Logo
Ulus Hukuk Logo

Ulus Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, 2020 yılında Kurucu Avukat Ekin Ulus tarafından, hukukun çeşitli alanlarında en yüksek standartlarda hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur.

İletişim

0541 408 10 24
bilgi@ulus.av.tr
Remzi Oğuz Arık Mah. Bülten Sk. No: 7/14 Çankaya/Ankara

Sosyal Medya