Gözlük veya lens kullanan polis adaylarının sağlık kurulunda en çok tedirgin olduğu muayene göz hastalıkları değerlendirmesidir. Miyopi, hipermetropi veya astigmatizma gibi refraksiyon kusurları toplumda son derece yaygın görülmekte ve bu kusurların büyük çoğunluğu gözlük veya lensle kolayca düzeltilebilmektedir. Ancak Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği göz muayenesinde yalnızca düzeltilmiş görme keskinliğini değil refraksiyon kusurunun diyoptri cinsinden sayısal büyüklüğünü de ayrı bir kriter olarak değerlendirmektedir. Bir adayın gözlükle mükemmel görmesi tek başına yeterli olmayıp göz numarasının yönetmelikteki sınırlar içinde kalması da zorunludur. Bu değerlendirme POMEM ve PMYO adaylarının yanı sıra PAEM ve İFG adayları için de aynı kriterlerle yürütülmektedir.
Göz diyoptrisi konusundaki elenme kararlarını özellikle karmaşık kılan husus yönetmelikteki sayısal sınırların miyopi, hipermetropi ve astigmatizma için farklı eşiklerle belirlenmiş olması ve mikst astigmatizmalarda transpozisyon hesabının devreye girmesidir. Sağlık kurulundaki göz muayenesinde autorefraktometre ve retinoskopi ile ölçülen diyoptri değerleri yönetmelikteki eşiklerle karşılaştırılmakta ve bu eşiklerin aşıldığı tespit edildiğinde aday hakkında doğrudan elenme kararı verilmektedir. Emniyet teşkilatı bünyesinde elenme kararı doğrudan ilişik kesme olarak uygulanmakta ve adaya herhangi bir iç itiraz mekanizması tanınmamaktadır. Özellikle sınır değerlerdeki refraksiyon kusurlarında ölçüm koşullarının ve tekniğinin sonucu doğrudan etkileyebildiği göz önüne alındığında bu alandaki elenme kararlarının hukuki açıdan sorgulanabilir olduğu durumlar ortaya çıkabilmektedir.
Emniyet Teşkilatı Yönetmeliğinde Miyopi Astigmatizma ve Hipermetropi Sınırları Nelerdir?
Yönetmeliğin EK-3 Bölüm 7 göz hastalıkları branşının A diliminde polis okullarına alınacak öğrenci adayları için refraksiyon kusuru sınırları her bir göz tipi için ayrı ayrı belirlenmiştir. Miyoplarda sferik ve silendirik değerlerin toplamı her iki gözde ayrı ayrı eksi 2 diyoptriyi geçemez. Hipermetroplarda ise sferik ve silendirik değerlerin toplamı her iki gözde ayrı ayrı artı 1 diyoptriyi geçemez. Mikst astigmatizmalarda transpozisyon sonrası değerlere göre işlem yapılmaktadır. Ayrıca düzeltmeden sonra her iki gözün görme güçleri toplamının en az 20’de 16 olması zorunludur. Gözlerden birinin görme gücü düzeltme sonrası en az 10’da 7 olabilmekte ancak bu durumda diğer gözün görme gücünün düzeltmeden sonra 10’da 10 yani tam olması şart koşulmaktadır. Bu sınırlardan herhangi birinin aşılması adayın doğrudan B dilimi kapsamına girmesine ve öğrenciliğe engel kabul edilmesine neden olmaktadır.
Yönetmelikteki bir diğer kritik düzenleme görme ve diskromatopsi muayenesinde lens kullanılmasına izin verilmemesidir. Bu kural adayın refraksiyon kusuru ölçümünün çıplak göz üzerinden yapıldığı anlamına gelmemekte, düzeltilmiş görme keskinliğinin gözlük camlarıyla değerlendirildiğini ancak kontakt lens takılı şekilde muayeneye girilmesinin kabul edilmediğini ifade etmektedir. Bu ayrım önemlidir çünkü kontakt lens kullanan bir adayın lensi çıkardığında yapılan ölçümlerde kornea eğriliğindeki geçici değişiklikler nedeniyle gerçek diyoptri değerinden farklı sonuçlar elde edilmesi mümkündür. Uzun süreli kontakt lens kullanıcılarının sağlık kurulundan en az iki hafta önce lens kullanımını bırakarak korneanın doğal şekline dönmesini sağlamaları ölçüm doğruluğu açısından büyük önem taşımaktadır.
Diyoptri Sınırları ve Görme Derecesi Toplamı Kriteri Nedir?
A dilimindeki sınırları aşan adaylar B dilimi kapsamında değerlendirilmektedir. B Dilimi (2). maddesi diyoptri sınırlarını şu şekilde belirlemiştir: bir gözde 7 diyoptriyi geçmemek kaydıyla her iki göz refraksiyon kusuru sayısal değerlerinin toplamı 14 diyoptriye kadar (14 hariç) olan miyopi, hipermetropi ve astigmatizmalar B dilimi kapsamında öğrenciliğe engel kabul edilmektedir. Bu maddede iki ayrı eşik bir arada uygulanmaktadır. Birincisi tek bir gözün refraksiyon kusuru toplamı 7 diyoptriyi geçemez, ikincisi ise her iki gözün refraksiyon kusuru toplamı 14 diyoptrinin altında kalmalıdır. Her iki gözde ayrı ayrı 7 ile 11 diyoptri arasındaki refraksiyon kusurları C dilimi kapsamında, 11 diyoptriyi aşan kusurlar ile iki göz toplamı 23 diyoptri üzerinde olanlar ise D dilimi kapsamında değerlendirilmektedir. Astigmatizmalarda iki göz arasındaki refraksiyon kusuru sayısal değerlerinin toplamında refraksiyon kusuru yüksek olan meridyenler esas alınmaktadır.
B dilimindeki diyoptri sınırının yanı sıra düzeltilmiş görme derecesi toplamı da ayrı bir kriter olarak aranmaktadır. B Dilimi (1). maddesine göre camlarla düzeltildikten sonra bir gözün görme gücü en az 10’da 2 olmak koşuluyla iki gözün görme dereceleri toplamının 20’de 15 ile 20’de 11 arasında olması (her iki değer dahil) B dilimi kapsamındadır. Camlarla düzeltildikten sonra bir gözün görme derecesinin 10’da 1 veya daha az olması ise D dilimi kapsamında değerlendirilmektedir. Bu iki kriter yani diyoptri sınırı ve görme derecesi toplamı birbirinden bağımsız olarak uygulanmakta ve herhangi birinin aşılması elenme kararı için yeterli görülmektedir. Bir adayın diyoptri değerleri sınırlar içinde olsa bile düzeltilmiş görme derecesi toplamı 20’de 16’nın altına düşüyorsa veya görme derecesi toplamı yeterli olsa bile diyoptri eşiği aşılıyorsa aday yönetmelik kapsamında öğrenciliğe engel kabul edilmektedir.
Mikst Astigmatizmalarda Transpozisyon Hesabı Nasıl Yapılır?
Mikst astigmatizma bir gözde hem miyopik hem de hipermetropik bileşenin birlikte bulunduğu refraksiyon kusurudur ve yönetmelikte bu durumun değerlendirilmesi için transpozisyon sonrası değerlere göre işlem yapılacağı belirtilmiştir. Transpozisyon optik reçetedeki sferik ve silendirik değerlerin matematiksel olarak yeniden düzenlenmesi işlemidir. Bir göz reçetesinde yazılan sferik değer, silendirik değer ve eksen bilgisi aynı refraksiyon kusurunu iki farklı biçimde ifade edebilmekte ve transpozisyon bu iki form arasındaki dönüşümü sağlamaktadır. Mikst astigmatizmada sferik değer pozitif (hipermetropik) iken silendirik değer negatif (miyopik) olabilmekte veya tam tersi durum söz konusu olabilmektedir. Transpozisyon işleminde sferik değere silendirik değer eklenmekte, silendirik değerin işareti değiştirilmekte ve eksen 90 derece döndürülmektedir.
Bu hesaplama yönetmeliğin miyopi ve hipermetropi için ayrı diyoptri sınırları belirlemiş olması nedeniyle kritik bir öneme sahiptir. Transpozisyon sonrası elde edilen değerler adayın miyop mu yoksa hipermetrop mu olarak sınıflandırılacağını belirlemekte ve buna göre uygulanacak diyoptri eşiği değişmektedir. Miyoplarda sferik ve silendirik toplamı eksi 2 diyoptriyi geçemezken hipermetroplarda bu sınır artı 1 diyoptridir. Transpozisyon hesabının doğru yapılmaması adayın yanlış kategoride değerlendirilmesine ve hatalı elenme kararı verilmesine yol açabilmektedir. Sağlık kurulundaki göz uzmanının transpozisyon hesabını hatalı uygulaması veya mikst astigmatizmayı yanlış kategoride sınıflandırması nadir olmayan bir durumdur. Adayların sağlık kuruluna girmeden önce bağımsız bir göz doktorundan detaylı refraksiyon muayenesi yaptırarak kendi diyoptri değerlerini ve transpozisyon sonrası karşılıklarını bilmeleri olası bir hata durumunda itiraz zeminini güçlendirecektir.
Göz Diyoptrisi Nedeniyle İlişiği Kesilen Adaylar Ne Yapmalıdır?
Göz diyoptrisi nedeniyle ilişiği kesilen adayların en öncelikli görevi sağlık kurulundaki refraksiyon ölçümünün doğruluğunu sorgulamaktır. Diyoptri ölçümleri ölçümün yapıldığı koşullardan, kullanılan cihazdan, adayın muayene anındaki göz yorgunluğundan ve kontakt lens kullanım geçmişinden doğrudan etkilenebilmektedir. Bağımsız bir göz hastalıkları kliniğinden sikloplejik refraksiyon muayenesi yaptırılması yani göz kırma kusurunu etkileyen akomodasyon kasının ilaçla geçici olarak devre dışı bırakılarak yapılan ölçüm en doğru diyoptri değerini ortaya koymaktadır. Sağlık kurulunda sikloplejik olmayan otorefraktometre ölçümüne dayalı olarak karar verilmiş ise bu ölçümün özellikle genç adaylarda akomodasyon spazmı nedeniyle gerçek diyoptri değerinden daha yüksek sonuç verme olasılığı bilirkişi incelemesinde tartışılabilecek önemli bir teknik ayrıntıdır. Mikst astigmatizma nedeniyle elenen adaylar için ise transpozisyon hesabının bağımsız bir merkezce yeniden yapılması ve sağlık kurulundaki hesaplamayla karşılaştırılması hatalı sınıflandırmaların tespit edilmesine olanak sağlamaktadır.
Elenme kararının tebliğinden itibaren 60 günlük hak düşürücü süre içinde idare mahkemesine iptal davası açılması zorunludur. Göz diyoptrisi davalarında bilirkişi incelemesi adayın refraksiyon değerlerini yeniden ölçerek sağlık kurulu raporundaki değerlerle karşılaştırmakta, görme derecesi toplamını değerlendirmekte ve yönetmelikteki eşiklerin gerçekten aşılıp aşılmadığını tespit etmektedir. Özellikle sınır değerlerdeki diyoptri ölçümlerinde sağlık kurulu ile bilirkişi ölçümü arasında fark çıkması sık karşılaşılan bir durumdur ve bilirkişi raporunda diyoptri değerlerinin A dilimi sınırları içinde kaldığı veya B dilimi eşiklerini aşmadığı tespit edilmesi halinde elenme kararının iptali mümkün olabilmektedir. Dava ile birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması eğitim sürecinden uzak kalmanın yaratacağı telafisi güç zararın engellenmesi açısından gereklidir.
Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği kapsamında göz diyoptrisi nedeniyle ilişiği kesilen adaylara yönelik iptal davası süreçlerinde Ulus Hukuk ve Danışmanlık idare hukuku alanındaki deneyimiyle hukuki destek sağlamaktadır.

