Ara POMEM ve PMYO Depresyon Geçmişi Nedeniyle Sağlık Kurulunda Elenme ve İptal Davası

POMEM ve PMYO Depresyon Geçmişi Nedeniyle Sağlık Kurulunda Elenme ve İptal Davası

  • Anasayfa
  • İdare Hukuku
  • POMEM ve PMYO Depresyon Geçmişi Nedeniyle Sağlık Kurulunda Elenme ve İptal Davası

Hayatının bir döneminde depresyon tanısı almış veya antidepresan ilaç kullanan bir bireyin polislik mesleğine başvurması halinde sağlık kurulunda ne tür bir değerlendirmeyle karşılaşacağı pek çok adayın zihnindeki en büyük soru işaretlerinden biridir. Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği ruh sağlığı ve hastalıkları branşında depresyon geçmişi konusunda diğer branşlara kıyasla daha karmaşık ve çok katmanlı bir değerlendirme sistemi kurmuştur. Bu sistemde tanının ne zaman konulduğu, tedavinin ne zaman sonlandırıldığı, depresyonun kronik nitelik kazanıp kazanmadığı ve son iki yıl içinde psikiyatrik muayene veya ilaç kullanım kaydı bulunup bulunmadığı gibi birbirinden bağımsız faktörler adayın kaderini belirlemektedir. Bu değerlendirme kriterleri POMEM ve PMYO adaylarının yanı sıra PAEM ve İFG adayları için de birebir aynı şekilde uygulanmaktadır.

Depresyon geçmişi nedeniyle verilen elenme kararları emniyet teşkilatı bünyesinde doğrudan ilişik kesme olarak uygulanmakta ve adaya herhangi bir iç itiraz mekanizması tanınmamaktadır. Psikiyatri branşının diğer branşlardan ayrılan en önemli özelliği, sağlık kurulunun yalnızca fizik muayeneyle değil aynı zamanda adayın e-Nabız kayıtları, eczane reçete geçmişi ve hastane kayıtları gibi dijital sağlık verilerini de inceleyerek karar vermesidir. Bu durum geçmişte kısa süreli bir depresyon dönemi yaşamış ve tedavi almış adayların yıllar sonra bile bu kayıtlarla yüzleşme ihtimalini ortaya koymaktadır. Yönetmelikteki düzenlemeler doğru anlaşıldığında hangi koşullarda depresyon geçmişinin engel oluşturmadığı ve hangi durumlarda elenme kararının hukuka aykırı olabileceği netlik kazanmaktadır.

Geçirilmiş Depresyon Tanısı Polis Öğrenciliğine Engel midir?

Bu sorunun cevabı depresyonun ne zaman yaşandığına ve mevcut klinik tabloya göre değişmektedir. Yönetmeliğin EK-3 Bölüm 11 ruh sağlığı ve hastalıkları branşı A Dilimi hükmüne göre son iki yılın semptomsuz ve tedavisiz geçirilmesi halinde aday psikiyatrik yönden sağlam kabul edilmektedir. Bu kural depresyon dahil B diliminde sayılan geçirilmiş ruhsal bozukluklar için geçerlidir. Dolayısıyla üç yıl önce depresyon tanısı almış, tedavi görmüş, son iki yıldır hiçbir psikiyatrik semptom yaşamamış ve hiçbir psikotrop ilaç kullanmamış bir aday yönetmelik kapsamında sağlam kabul edilebilmektedir. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası bulunmaktadır: C ve D diliminde tanımlanan psikiyatrik hastalıklar için süre ayrımı yoktur ve bu tanılar ne zaman konulmuş olursa olsun öğrenciliğe engeldir. Depresyon özelinde C diliminde kronik nitelik kazanma ihtimali olan ve kişinin sosyalliğini veya işlevselliğini etkileyen depresyon bozuklukları yer almakta ve öğrenci adayları ile öğrenciler için C dilimindeki psikiyatrik hastalıklar D dilimi olarak kabul edilmektedir.

Geçirilmiş depresyon bozuklukları yönetmeliğin B Dilimi (2)(a) maddesinde açıkça sayılmıştır. B dilimindeki hastalıklar öğrenciliğe engel olmakla birlikte A dilimindeki son iki yıl kuralı bu maddeyi doğrudan etkileyen bir istisna oluşturmaktadır. Yani geçirilmiş depresyon tanısı kendi başına öğrenciliğe engel olmakla birlikte son iki yılın semptomsuz ve tedavisiz geçirilmesi koşulunun sağlanması halinde aday sağlam kabul edilmektedir. Buradaki kritik ayrım depresyonun B dilimi kapsamında bir geçirilmiş ruhsal bozukluk mu yoksa C dilimi kapsamında kronikleşme ihtimali taşıyan ve işlevselliği etkileyen bir depresyon mu olduğudur. Sağlık kurulundaki psikiyatri uzmanı adayın geçmiş tıbbi kayıtlarını, tedavi süresini, kullanılan ilaçların dozajını ve nüks geçmişini inceleyerek bu ayrımı yapmaktadır. Tek epizod halinde yaşanmış, kısa süreli tedaviyle düzelmiş ve nüks etmemiş bir depresyon ile tekrarlayan depresif epizodlar şeklinde seyreden bir tablonun yönetmelik kapsamındaki değerlendirmesi birbirinden tamamen farklıdır.

Son İki Yıl Kuralı Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Son iki yıl kuralı yönetmeliğin psikiyatri branşındaki en belirleyici düzenlemelerden biridir ve adayların büyük çoğunluğunun kaderini bu kural şekillendirmektedir. Yönetmeliğe göre son iki yılın semptomsuz ve tedavisiz geçirilmesi halinde aday psikiyatrik yönden sağlam kabul edilir. Bu kuralın uygulanmasında iki koşulun bir arada sağlanması gerekmektedir: adayın son iki yıl boyunca herhangi bir psikiyatrik semptom yaşamamış olması ve son iki yıl boyunca herhangi bir psikiyatrik tedavi almamış yani psikotrop ilaç kullanmamış olması. İki yıllık süre geriye doğru sağlık kurulu muayene tarihinden itibaren hesaplanmaktadır. Bu süre zarfında tek bir psikiyatri muayenesi veya tek bir psikotrop ilaç reçetesi bile kaydın bozulmasına ve kuralın uygulanamamasına yol açabilmektedir.

Kuralın uygulanma biçimi dijital sağlık kayıtlarıyla doğrudan bağlantılıdır. Sağlık kurulundaki psikiyatri uzmanı veya sağlık komisyonu, adayın geçmiş muayene ve tedavi kayıtlarını ile ilaç reçete geçmişini elektronik sistemler üzerinden inceleyebilmektedir. Son iki yıl içinde psikiyatrik yönden muayene olunduğuna veya psikotrop ilaç kullanıldığına dair bir kayıt görüldüğünde yönetmeliğin A Dilimi (1)(b) maddesi devreye girmektedir. Bu durumda psikotrop ilacın reçete edildiği sağlık hizmeti sunucusundan, o tarihte kişiye psikotrop ilaç reçete edilmesine neden olan muayene ayrıntılarını ve tüm klinik bulguları açıklayan bir epikriz raporu getirmesi istenmektedir. Epikriz raporunun görülmesi halinde psikotrop ilacın psikiyatrik tanı ve tedavi amacıyla mı yoksa başka bir branş muayenesindeki patolojik sürece destek amacıyla mı yazıldığına karar verilir. Psikotrop ilacın psikiyatrik tanı amaçlı yazılmadığına veya tanı kriterlerini doldurmayan geçici bir klinik durum olduğuna karar verilmesi halinde aday hakkında öğrenci olur kararı verilebilmektedir. Ancak epikriz raporu temin edilemezse psikiyatrik tedavi geçmişi nedeniyle doğrudan öğrenci olamaz kararı verilmektedir.

Kronik Depresyon ile Geçirilmiş Depresyon Arasındaki Yönetmelik Farkı Nedir?

Yönetmelikteki dilim sınıflandırmasında geçirilmiş depresyon ile kronik depresyon birbirinden tamamen farklı kategorilerde değerlendirilmektedir ve bu fark adayın hukuki durumunu köklü biçimde değiştirmektedir. Geçirilmiş depresyon bozuklukları B Dilimi (2)(a) maddesinde yer almakta ve bu tanı son iki yıl kuralının kapsamına girmektedir. Yani tek epizod halinde yaşanmış, tedaviyle düzelmiş ve son iki yıldır semptomsuz ve tedavisiz seyreden bir depresyon geçmişi A dilimi kapsamında sağlam kabul edilebilmektedir. Buna karşılık kronik nitelik kazanma ihtimali olan ve kişinin sosyalliğini veya işlevselliğini etkileyen depresyon bozuklukları C Dilimi (1)(a) maddesinde tanımlanmış olup yönetmeliğin açık hükmü gereği öğrenci adayları ve öğrenciler için C dilimindeki psikiyatrik hastalıklar D dilimi olarak kabul edilmektedir. C ve D dilimindeki tanılar için süre ayrımı yoktur ve ne zaman konulmuş olursa olsun öğrenciliğe engeldir.

Bu ayrımın pratikteki en kritik yansıması sağlık kurulunun adayın depresyon geçmişini hangi dilim kapsamında sınıflandırdığıdır. Geçmişte birden fazla depresif epizod yaşamış, uzun süreli antidepresan tedavisi almış veya tedavi altındayken bile iş ve sosyal işlevselliğinde bozulma gözlenmiş bir adayın durumu sağlık kurulu tarafından kronikleşme potansiyeli taşıyan bir tablo olarak yorumlanabilmekte ve C dilimi kapsamında değerlendirilebilmektedir. Bu durumda son iki yıl kuralı uygulanamamakta ve adayın depresyonu ne kadar eski olursa olsun öğrenciliğe engel kabul edilmektedir. Sağlık kurulunun bu sınıflandırmayı yaparken tedavi süresini, epizod sayısını, kullanılan ilaçların çeşitliliğini, hastaneye yatış geçmişini ve fonksiyonel bozulmanın düzeyini dikkate aldığı bilinmektedir. Tek epizod halinde kısa süreli tedaviyle düzelen bir depresyonun kronik olarak nitelendirilmesi tıbbi açıdan tartışmalı bir karar oluşturmakta ve bu tür hatalı sınıflandırmalar iptal davalarında bilirkişi incelemesiyle düzeltilebilmektedir.

Depresyon Geçmişi Nedeniyle İlişiği Kesilen Adaylar Ne Yapmalıdır?

Depresyon geçmişi nedeniyle ilişiği kesilen adayların atacağı ilk ve en kritik adım elenme kararının hangi maddeye ve hangi gerekçeye dayandığını net olarak anlamaktır. Karar son iki yıl içindeki psikotrop ilaç kullanım kaydına mı, geçirilmiş depresyon tanısının B dilimi kapsamında değerlendirilmesine mi yoksa depresyonun kronik nitelikte kabul edilerek C veya D dilimi kapsamına alınmasına mı dayanmaktadır. Her bir gerekçe farklı bir hukuki strateji gerektirmektedir. Psikotrop ilaç kaydı nedeniyle elenen adaylar için ilacın reçete edildiği tarihteki muayene kayıtlarına ulaşmak ve ilacın psikiyatrik tanı dışı bir nedenle yazılmış olabileceğini ortaya koymak öncelikli adımdır. B dilimi kapsamında geçirilmiş depresyon nedeniyle elenen adaylar için son iki yılın semptomsuz ve tedavisiz geçtiğini belgeleyen güncel bir psikiyatri uzmanı değerlendirmesi almak büyük önem taşımaktadır. Kronik depresyon sınıflandırmasıyla elenen adaylar için ise depresyonun aslında tek epizod halinde yaşanmış ve tam iyileşmeyle sonuçlanmış olduğunu ortaya koyan detaylı bir psikiyatrik değerlendirme raporu ilerleyen sürecin temelini oluşturacaktır.

Elenme kararının tebliğinden itibaren 60 günlük hak düşürücü süre içinde idare mahkemesine iptal davası açılması gerekmektedir. Psikiyatri branşındaki elenme davaları diğer branşlara göre daha karmaşık bir yapıya sahiptir çünkü mahkeme yalnızca fiziksel bir ölçüm değerini değil adayın ruhsal sağlık geçmişinin bütüncül bir değerlendirmesini yapmak durumundadır. Bilirkişi incelemesinde adayın geçmiş tedavi kayıtları, mevcut psikiyatrik muayene bulguları, psikometrik test sonuçları ve güncel işlevsellik düzeyi bir arada değerlendirilmektedir. Bilirkişi raporunda depresyonun geçirilmiş nitelikte olduğu, son iki yılın semptomsuz ve tedavisiz geçtiği veya mevcut durumda polislik mesleğinin gerekliliklerini yerine getirmeye engel bir psikiyatrik tablonun bulunmadığı tespit edilirse elenme kararının iptali mümkün olabilmektedir. Dava ile birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması eğitim sürecinden kopmanın yaratacağı geri dönüşü güç zararların önlenmesi açısından gereklidir. 

Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği kapsamında depresyon ve diğer psikiyatrik geçmiş nedeniyle ilişiği kesilen adaylara yönelik iptal davası süreçlerinde Ulus Hukuk ve Danışmanlık idare hukuku alanındaki deneyimiyle hukuki destek sağlamaktadır.

Yorum Ekle

Ulus Hukuk Logo
Ulus Hukuk Logo

Ulus Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, 2020 yılında Kurucu Avukat Ekin Ulus tarafından, hukukun çeşitli alanlarında en yüksek standartlarda hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur.

İletişim

0541 408 10 24
bilgi@ulus.av.tr
Remzi Oğuz Arık Mah. Bülten Sk. No: 7/14 Çankaya/Ankara

Sosyal Medya