POMEM ve PMYO adaylarının sağlık kurulu sürecinde ortopedi muayenesinde karşılaştıkları en yaygın elenme nedenlerinden biri bel fıtığı, boyun fıtığı ve omurga cerrahisi geçmişidir. Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği polis okullarına alınacak tüm öğrenci adaylarında aynı sağlık şartlarını aramakta ve bu şartlar POMEM ile PMYO adaylarının yanı sıra PAEM ve İGF adayları için de geçerlidir. Disk hernisi olarak da bilinen bel ve boyun fıtıkları, omurlar arasındaki disklerin yapısının bozularak sinir kökleri üzerine baskı oluşturması durumunu ifade etmektedir. Yönetmelikte bu patolojiler adayın beden hareket ve fonksiyonlarını bozup bozmadığına bakılmaksızın B dilimi kapsamında öğrenciliğe engel kabul edilmektedir ve bu durum pek çok adayı şaşırtan bir düzenleme olarak öne çıkmaktadır.
Polislik mesleğinin gerektirdiği fiziksel dayanıklılık, uzun süreli ayakta durma ve operasyonel müdahale kapasitesi göz önünde bulundurularak yönetmelik omurga sağlığı konusunda oldukça katı kriterler belirlemiştir. Bel veya boyun fıtığı tanısı alan ya da omurga cerrahisi geçiren adaylar hakkında emniyet teşkilatı bünyesinde doğrudan ilişik kesme işlemi uygulanmakta ve Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki alımlardan farklı olarak sağlık kurulu kararına karşı iç idari itiraz mekanizması bulunmamaktadır. Ancak sağlık kurullarının değerlendirmelerinde zaman zaman hatalı tanı konulması, radyolojik bulguların yanlış yorumlanması veya klinik muayene ile görüntüleme sonuçlarının örtüşmemesi gibi durumlarla karşılaşılmakta ve bu hatalı kararlar idare mahkemesinde iptal edilebilmektedir.
Yönetmelikte Bel Fıtığı ve Boyun Fıtığı Nasıl Değerlendirilir?
Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği EK-3 Bölüm 9 ortopedi ve travmatoloji branşının B Dilimi (8). maddesinde omurganın, omurga eklerinin yani disklerin, bağların, destek dokuların, kasların ve sinirlerin patolojileri, gevşeklikleri, boyun fıtıkları, göğüs fıtıkları, bel fıtıkları, disk patolojileri ve sinir sıkışmaları beden hareket ve fonksiyonlarını bozmasa dahi öğrenciliğe engel olarak sınıflandırılmıştır. Bu düzenleme yönetmeliğin en dikkat çekici maddelerinden biridir çünkü adayın mevcut durumunda herhangi bir fonksiyonel kısıtlılık bulunmasa bile yalnızca tanının varlığı elenme kararı için yeterli görülmektedir. Aynı maddenin (c) bendi tıbbi veya cerrahi olarak tedavi edilebilen ve sekelsiz iyileşmiş disk hernilerini de B dilimi kapsamında saymakta ve bu durum ameliyat olmuş ve tamamen iyileşmiş adayların dahi elenme riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır.
Bel ve boyun fıtığı ayrıca yönetmeliğin sinir sistemi hastalıkları ve beyin ve sinir cerrahisi branşında da (EK-3 Bölüm 10) ayrı bir madde olarak yer almaktadır. Bu bölümün B diliminde organ ve sistem fonksiyonlarını bozmayan boyun, göğüs ve beldeki disk dejenerasyonları, disk hernileri ve omurganın ile spinal kanalın bütünlüğünü ve işlevselliğini etkileyen bütün patolojiler ile bu patolojiler için yapılan her türlü cerrahi girişim öğrenciliğe engel kabul edilmiştir. Dolayısıyla bir aday hem ortopedi hem de nöroloji muayenesinde bel veya boyun fıtığı nedeniyle elenme kararıyla karşılaşabilmektedir. Bu çifte değerlendirme yapısı yönetmeliğin omurga sağlığına verdiği önemi açıkça yansıtmaktadır.
Disk Hernisi Ameliyatı Geçiren Adaylar Öğrenci Olabilir mi?
Yönetmeliğin B Dilimi (8)(b) maddesi omurgaya, omurganın eklerine, disklere, bağlara, destek dokulara, kaslara, sinirlere ve spinal kanala yapılmış açık veya kapalı her türlü cerrahi müdahaleyi öğrenciliğe engel olarak saymaktadır. Bu madde ameliyatın başarılı olup olmadığına, adayın ameliyat sonrası tam iyileşme gösterip göstermediğine veya mevcut durumda herhangi bir şikayetinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Dolayısıyla bel fıtığı veya boyun fıtığı nedeniyle daha önce ameliyat geçirmiş bir aday ameliyat sonrası tamamen sağlığına kavuşmuş ve hiçbir fonksiyonel kısıtlılığı kalmamış olsa dahi sağlık kurulunda elenme kararıyla karşılaşabilmektedir. Aynı şekilde B Dilimi (8)(c) bendinde tıbbi veya cerrahi olarak tedavi edilebilen ve sekelsiz iyileşmiş disk hernileri de açıkça B dilimi kapsamında sayılmıştır.
Bu düzenlemenin pratikte yarattığı en önemli sonuç, adayların ameliyat geçmişlerini veya disk hernisi tanılarını gizlemeye çalışması durumunda ortaya çıkmaktadır. Yönetmeliğin EK-2 Sağlık Bilgi Formunda adaylardan ameliyat öyküsü, organ kaybı, bel fıtığı ve boyun fıtığı öyküsü veya ameliyatları gibi durumların beyan edilmesi istenmektedir. Aday bu formu imzalamakta ve sağlık geçmişiyle ilgili gizlediği bir durumun sonradan tespit edilmesi halinde öğrencilikten veya devlet memurluğundan ilişiğinin kesileceği konusunda bilgilendirilmektedir. Sağlık kurulunda MR görüntüleri ve hastane kayıtları incelenebildiğinden daha önce geçirilmiş disk hernisi ameliyatlarının tespit edilmesi mümkündür. Bu nedenle adayların sağlık geçmişlerini doğru ve eksiksiz beyan etmeleri ve elenme kararı verilmesi halinde hukuki yollarla haklarını aramaları en doğru yaklaşımdır.
Omurgaya ve Spinal Kanala Yapılan Cerrahi Müdahaleler Neden B Dilimi Kapsamındadır?
Yönetmeliğin omurga cerrahisine yaklaşımı polislik mesleğinin fiziksel gereksinimlerinden kaynaklanmaktadır. Polis memurları görev sırasında ağır fiziksel koşullara maruz kalabilmekte, çatışma ve operasyonel müdahale durumlarında omurgalarına ciddi yükler binebilmektedir. Omurgaya yapılmış bir cerrahi müdahale başarılı olsa dahi ameliyat bölgesinde oluşan skar dokusu, değişen biyomekanik yapı ve olası nüks riski nedeniyle yönetmelik bu adayları B dilimi kapsamında değerlendirmektedir. B Dilimi (8)(b) maddesi açık veya kapalı her türlü cerrahi müdahaleyi kapsamakta olup bu ifade mikrodiskektomi, laminektomi, foraminotomi, spinal füzyon ve endoskopik disk cerrahisi gibi tüm cerrahi yöntemleri içermektedir. Ameliyat yönteminin minimal invaziv olması veya ameliyat sonrası tam iyileşme sağlanması kararı değiştirmemektedir.
B Dilimi (8)(ç) maddesinde ise omurgadaki ve eklerindeki ile spinal kanaldaki yabancı cisimler, yer kaplayan lezyonlar, bu nedenle yapılan açık veya kapalı cerrahi müdahaleler ve bu patolojilerin sekelleri de ayrıca öğrenciliğe engel olarak sayılmıştır. Bu madde omurga cerrahisi sırasında yerleştirilen implantlar, cage sistemleri veya vida ve plak gibi tespit malzemelerinin mevcudiyetini de kapsamaktadır. Spinal kanala yapılan girişimlerin B diliminde yer almasının bir diğer gerekçesi de spinal kordun ve sinir köklerinin korunmasına yönelik hassasiyettir. Polislik mesleğinde karşılaşılabilecek travmatik durumların daha önce ameliyat geçirmiş bir omurgada ciddi komplikasyonlara yol açma riskinin yüksek olması bu katı düzenlemenin temelini oluşturmaktadır.
Sinir Sıkışması ve Disk Patolojileri Nedeniyle Elenme Durumları
Yönetmelikteki B Dilimi (8)(a) maddesi yalnızca bel ve boyun fıtığını değil, omurganın disk patolojileri ve sinir sıkışmalarını da kapsamaktadır. Disk patolojileri disk dejenerasyonu (disk yıpranması), disk protrüzyonu (disk çıkıntısı), disk ekstrüzyonu ve disk sekestresasyonu gibi farklı aşamaları içeren geniş bir tanı grubunu ifade etmektedir. Her disk patolojisi mutlaka fıtık düzeyinde olmasa da yönetmelik tüm disk patolojilerini B dilimi kapsamında değerlendirmektedir. Sinir sıkışması ise omurga kanalında veya sinir kök çıkış deliklerinde (foramen) daralma sonucu sinirlerin baskı altında kalması durumunu ifade etmekte olup spinal stenoz, foraminal stenoz ve lateral reses stenozu gibi farklı tipleri bulunmaktadır. Bu patolojilerin herhangi birinin MR görüntülemede tespit edilmesi sağlık kurulu tarafından elenme gerekçesi olarak kullanılabilmektedir.
Uygulamada sinir sıkışması ve disk patolojileri nedeniyle verilen elenme kararlarında önemli bir sorun, radyolojik bulgu ile klinik tablo arasındaki uyumsuzluktur. Tıp literatüründe şikayeti olmayan bireylerde yapılan MR görüntülemelerinde bile disk protrüzyonu veya dejenerasyon gibi bulgulara rastlanabildiği bilinmektedir. Bir adayın hiçbir klinik şikayeti olmaksızın yalnızca MR raporundaki radyolojik bulguya dayanılarak elenme kararı verilmesi tıbbi açıdan tartışmalı bir durum oluşturmaktadır. Sağlık kurulunun kararını yalnızca görüntüleme raporuna dayandırması ve klinik muayene bulgularını yeterince değerlendirmemesi halinde bu karar hukuki açıdan zayıf bir zemine oturmaktadır. İdare mahkemesine açılan iptal davalarında bilirkişiler adayın klinik durumunu, nörolojik muayene bulgularını ve radyolojik bulguları birlikte değerlendirmekte ve fonksiyonel bir kısıtlılık tespit edilememesi halinde elenme kararının iptali yönünde görüş bildirebilmektedir.
Bel ve Boyun Fıtığı Nedeniyle İlişiği Kesilen Adaylar Ne Yapmalıdır?
Bel fıtığı, boyun fıtığı veya omurga cerrahisi geçmişi nedeniyle ilişiği kesilen POMEM ve PMYO adaylarının öncelikle sağlık kurulu raporundaki tanıyı ve dayandığı maddeyi dikkatle incelemeleri gerekmektedir. Raporda belirtilen tanının klinik muayene bulgularıyla desteklenip desteklenmediği, MR görüntüleme raporunun tarihinin ne kadar güncel olduğu ve mevcut durumda herhangi bir fonksiyonel kısıtlılığın bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Adayların elenme kararını öğrendikten sonra bağımsız bir devlet üniversitesi hastanesinin ortopedi veya beyin ve sinir cerrahisi bölümünden güncel bir muayene ve gerekirse yeni bir MR görüntüleme yaptırmaları önerilmektedir. Bu değerlendirmede mevcut durumda aktif bir disk hernisinin veya sinir basısının bulunmadığının, nörolojik muayenenin normal olduğunun ve adayın fonksiyonel kapasitesinin tam olduğunun raporlanması ilerleyen hukuki süreçte güçlü bir delil oluşturacaktır.
Adayların elenme kararının tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesine iptal davası açmaları gerekmekte olup bu süre hak düşürücü niteliktedir. Dava dilekçesinde sağlık kurulu raporunun dayandığı yönetmelik maddesi, tanının klinik ve radyolojik dayanakları ve varsa bağımsız merkezlerden alınan farklı değerlendirme sonuçları detaylı şekilde belirtilmelidir. Dava ile birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması eğitimden uzak kalınan sürede oluşacak dönem kaybının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. İdare mahkemesi genellikle adayı Adli Tıp Kurumuna veya üniversite hastanesine sevk ederek bağımsız bilirkişi incelemesi yaptırmakta ve bilirkişi raporunda adayın polislik mesleğini icra etmesine engel bir durumun bulunmadığı tespit edilirse elenme kararının iptali mümkün olabilmektedir.
Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği kapsamında bel fıtığı, boyun fıtığı ve omurga cerrahisi nedeniyle ilişiği kesilen adaylara yönelik iptal davası süreçlerinde Ulus Hukuk ve Danışmanlık idare hukuku alanındaki deneyimiyle hukuki destek sağlamaktadır.

