Ara POMEM ve PMYO Parsiyel Nefrektomi ve Organ Eksikliği Nedeniyle Elenme ve İptal Davası

POMEM ve PMYO Parsiyel Nefrektomi ve Organ Eksikliği Nedeniyle Elenme ve İptal Davası

  • Anasayfa
  • İdare Hukuku
  • POMEM ve PMYO Parsiyel Nefrektomi ve Organ Eksikliği Nedeniyle Elenme ve İptal Davası

Geçmişte böbreğinden parça alınmış, bir testisini veya overini kaybetmiş ya da doğuştan tek böbrekle dünyaya gelmiş bireylerin polislik mesleğine başvurma hakkının olup olmadığı yönetmelikteki ince ayrımlara bağlı bir konudur. Ürogenital sistemdeki organ eksiklikleri günlük yaşamda çoğunlukla herhangi bir kısıtlılık yaratmamakta ve birey sağlıklı bir hayat sürdürebilmektedir. Ancak Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği bu konuda eksikliğin türüne ve kapsamına göre farklı kararlar öngörmüş olup bazı organ eksikliklerini sağlam kabul ederken bazılarını koşulsuz olarak öğrenciliğe engel saymıştır. Bu değerlendirme POMEM ve PMYO adaylarının yanı sıra PAEM ve İFG adayları için de aynı kriterlerle yürütülmektedir.

Ürogenital organ eksikliği konusundaki yönetmelik düzenlemesinin en çarpıcı yönü, aynı organın tek taraflı ve çift taraflı kaybının tamamen farklı sonuçlar doğurmasıdır. Bir testisin yokluğu belirli koşullarda sağlam kabul edilirken her iki testisin yokluğu doğrudan B dilimi kapsamında öğrenciliğe engel sayılmaktadır. Benzer şekilde parsiyel nefrektomi yani böbreğin bir kısmının cerrahi olarak çıkarılması B diliminde yer alırken bir böbreğin tamamının çıkarılması C dilimi kapsamına girmektedir. Bu kademeli yapıyı doğru anlamak hem adayların hazırlık sürecini yönetmeleri hem de olası bir elenme kararı karşısında hukuki haklarını zamanında kullanmaları açısından belirleyici niteliktedir. Emniyet teşkilatı bünyesinde verilen elenme kararı doğrudan ilişik kesme olarak uygulanmaktadır.

Bir veya İki Böbreğin Parsiyel Nefrektomisi Nasıl Değerlendirilir?

Yönetmeliğin EK-3 Bölüm 8 üroloji branşı B Dilimi (1)(e) maddesinde bir veya iki böbreğin parsiyel nefrektomisi organ ve sistem fonksiyonlarını bozmayan formlarıyla bile öğrenciliğe engel kabul edilmiştir. Parsiyel nefrektomi böbreğin bir kısmının cerrahi olarak çıkarılması işlemidir ve genellikle böbrek tümörü, travma veya lokalize böbrek hastalıkları nedeniyle uygulanmaktadır. Ameliyat sonrası kalan böbrek dokusunun fonksiyonlarını tam olarak sürdürmesi ve adayın hiçbir klinik şikayetinin bulunmaması yönetmelik kapsamındaki kararı değiştirmemektedir. Bu düzenlemenin gerekçesi parsiyel nefrektomi geçirmiş bir böbreğin anatomik bütünlüğünün bozulmuş olması ve polislik mesleğinin gerektirdiği yoğun fiziksel koşullarda kalan böbrek dokusunun travmaya karşı daha savunmasız hale gelmesidir.

Yönetmelikteki A diliminde böbrek sağlığına ilişkin önemli bir genel ilke belirlenmiştir. Bu ilkeye göre genel olarak böbrek fonksiyonlarının normal olması her iki böbreğin de sağlam olduğu anlamına gelmemektedir ve patolojik durumun iki böbrekte de aynı anda bulunması beklenmemektedir. Her iki böbreğin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve değerlendirme için gerekli olan bütün tetkiklerin, görüntüleme yöntemlerinin ve fonksiyon tespit yöntemlerinin yapılması koşuluyla her iki böbreğin yapısal, fonksiyonel ve diğer yönlerden sağlam olması gerekmektedir. Bu ilke parsiyel nefrektomi geçirmiş bir adayın yalnızca kan kreatinin değerinin normal olmasının yeterli olmadığını ve ameliyat geçirmiş böbreğin yapısal bütünlüğünün de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Parsiyel nefrektomi bir veya iki böbrekte yapılmış olsun yönetmelik fark gözetmeksizin B dilimi kapsamında saymıştır. Buna karşılık bir böbreğin tamamının çıkarılması (total nefrektomi) veya fonksiyon bakımından yok hükmünde olması C Dilimi (2)(a) maddesinde düzenlenmiş olup daha ağır bir sınıflandırmaya tabi tutulmuştur.

Her İki Testisin veya Overin Çıkarılması Hangi Dilim Kapsamındadır?

Yönetmeliğin B Dilimi (1)(ğ) maddesinde her iki testisin veya overin çıkarılması veya yok hükmünde olması öğrenciliğe engel kabul edilmiştir. Bu madde iki farklı durumu kapsamaktadır: birincisi her iki organın cerrahi olarak çıkarılmış olması (bilateral orşiektomi veya bilateral ooforektomi), ikincisi ise organların anatomik olarak mevcut olmasına rağmen fonksiyon bakımından yok hükmünde olmasıdır. Fonksiyon bakımından yok hükmünde olma ifadesi organların fiziksel olarak yerinde bulunmasına karşın hormonal veya üreme fonksiyonlarını yerine getirememesi durumunu tanımlamaktadır. Testislerde ağır atrofi, kriptorşidizme bağlı fonksiyon kaybı veya overlerde erken yetmezlik gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

Her iki testisin veya overin yokluğunun B diliminde yer almasının temel gerekçesi bu organların kaybının doğrudan hormonal dengeyi etkilemesidir. Bilateral orşiektomi testosteron üretiminin durmasına, bilateral ooforektomi ise östrojen ve progesteron üretiminin sona ermesine yol açmakta ve bu durum hormon replasman tedavisi gerektirmektedir. Yönetmeliğin genel kuralı kronik ilaç tedavisi gerektiren durumları öğrenciliğe engel kabul etmekte ve hormonal replasman tedavisi de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Ayrıca B Dilimi (2) maddesindeki düzenlemelerde orta derecede anemi, dismenore, menoraji ve diğer komplikasyonları olan uterus deviasyonları, myoma uteriler ve endometrial hiperplazi gibi kadın hastalıkları da yer almakta olup bu patolojilerin her iki overin yokluğuyla ilişkili hormon eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkması durumunda değerlendirme daha da karmaşık bir hal almaktadır.

Tek Testis veya Tek Over Yokluğu Ne Zaman Sağlam Kabul Edilir?

Yönetmeliğin A Dilimi (2). maddesi tek testis veya tek over yokluğunu belirli koşullar altında sağlam kabul etmiştir. Bu kabul için iki koşulun bir arada sağlanması gerekmektedir: diğer testisin veya overin sağlam olması ve yokluğun hormonal bir bozukluğa neden olmamış olması. Tek testis yokluğu konjenital (doğuştan tek testis yani monorşidizm), travmatik (kaza sonucu testis kaybı), cerrahi (testis torsiyonu veya tümör nedeniyle orşiektomi) veya inmemiş testise bağlı atrofi gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Nedeni ne olursa olsun diğer testis yapısal ve fonksiyonel olarak sağlam olduğu ve hormonal değerler (testosteron, FSH, LH) normal aralıkta bulunduğu sürece aday sağlam kabul edilmektedir. Aynı ilke tek over yokluğu için de geçerli olup diğer overin sağlam olması ve hormonal dengenin korunmuş olması koşuluyla aday öğrenciliğe engel kabul edilmemektedir.

Bu maddede ayrıca hormonal bozukluk bulunmamak şartıyla uterusun kısmi veya total yokluğu da sağlam kabul edilmiştir. Konjenital uterin agenezi (Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser sendromu), cerrahi nedenlerle yapılmış parsiyel veya total histerektomi gibi durumlar hormonal dengede bozukluk yaratmadığı sürece öğrenciliğe engel kabul edilmemektedir çünkü uterusun kendisi doğrudan hormon üreten bir organ değildir ve çıkarılması overlerin fonksiyonunu etkilememektedir. Sağlık kurulundaki değerlendirmede organ eksikliğinin tespitinin yanı sıra hormonal durumun da laboratuvar testleriyle doğrulanması gerekmektedir. Tek testis yokluğu olan bir erkek adayda testosteron düzeyinin normal sınırlarda olması, tek over yokluğu olan bir kadın adayda ise östrojen, progesteron, FSH ve LH değerlerinin normal aralıkta bulunması sağlam kararı için aranan hormonal koşulları karşılamaktadır. Hormonal değerlerde anormallik saptanması durumunda aday tek taraflı organ eksikliğine rağmen sağlam kabul edilmeyebilmekte ve ilgili endokrinoloji bölümünce ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ürogenital Organ Eksikliği Nedeniyle İlişiği Kesilen Adaylar Ne Yapmalıdır?

Parsiyel nefrektomi veya çift taraflı organ kaybı nedeniyle ilişiği kesilen adayların öncelikle elenme kararının dayandığı spesifik maddeyi ve tanıyı net olarak anlamaları gerekmektedir. Parsiyel nefrektomi nedeniyle elenen adaylar için ameliyat raporlarının temin edilerek çıkarılan böbrek dokusunun miktarının ve kalan böbrek fonksiyonlarının belgelenmesi önem taşımaktadır. Bağımsız bir merkezden böbrek sintigrafisi (DMSA veya MAG3) yaptırılarak her iki böbreğin ayrı ayrı fonksiyonel kapasitesinin ölçülmesi ve kalan böbrek dokusunun yeterli fonksiyon gördüğünün raporlanması hukuki süreçte güçlü bir delil oluşturacaktır. Çift taraflı testis veya over kaybı nedeniyle elenen adaylar için mevcut hormonal durumun detaylı endokrinolojik değerlendirmeyle ortaya konması ve organ kaybının adayın genel sağlık durumunu ve mesleki kapasitesini ne düzeyde etkilediğinin raporlanması savunma stratejisinin temelini oluşturmaktadır. Tek taraflı organ yokluğu nedeniyle elenen adaylar için ise yönetmeliğin A dilimindeki sağlam kabul koşullarının karşılanıp karşılanmadığının yeniden değerlendirilmesi ve hormonal testlerin normal aralıkta olduğunun belgelenmesi sağlık kurulunun hatalı bir karar vermiş olabileceğini ortaya koyan en etkili argümandır.

Elenme kararının tebliğinden itibaren 60 günlük hak düşürücü süre içinde idare mahkemesine iptal davası açılması zorunludur. Ürogenital organ eksikliği davalarında bilirkişi incelemesi adayın ürolojik, jinekolojik ve endokrinolojik durumunu kapsamlı bir şekilde değerlendirmektedir. Bilirkişi heyeti böbrek fonksiyon testlerini, hormonal profili, görüntüleme bulgularını ve gerektiğinde böbrek sintigrafisi sonuçlarını yönetmelikteki kriterlerle karşılaştırarak adayın gerçekten hangi dilim kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini tespit etmektedir. Tek taraflı organ yokluğunda sağlık kurulunun hormonal bozukluk olmadığı halde hatalı bir B dilimi kararı verdiğinin veya parsiyel nefrektomi geçirmiş adayın kalan böbrek fonksiyonlarının polislik mesleğini icra etmesine engel oluşturmadığının bilirkişi raporuyla ortaya konması halinde elenme kararının iptali mümkün olabilmektedir. Yürütmenin durdurulması talebi eğitim sürecinden uzak kalmanın yaratacağı telafisi güç zararın engellenmesi açısından dava ile birlikte yapılmalıdır. 

Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği kapsamında parsiyel nefrektomi ve organ eksikliği nedeniyle ilişiği kesilen adaylara yönelik iptal davası süreçlerinde Ulus Hukuk ve Danışmanlık idare hukuku alanındaki deneyimiyle hukuki destek sağlamaktadır.

Yorum Ekle

Ulus Hukuk Logo
Ulus Hukuk Logo

Ulus Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, 2020 yılında Kurucu Avukat Ekin Ulus tarafından, hukukun çeşitli alanlarında en yüksek standartlarda hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur.

İletişim

0541 408 10 24
bilgi@ulus.av.tr
Remzi Oğuz Arık Mah. Bülten Sk. No: 7/14 Çankaya/Ankara

Sosyal Medya