Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları veya yabancı uyruklu alacaklılar, Türkiye’deki borçlularından olan alacaklarını Türkiye’ye gelmeksizin icra yoluyla tahsil edebilmektedir. İcra takibinin başlatılması, ödeme emrinin tebliği, haciz talebi ve tahsil edilen tutarın alacaklıya aktarılması süreçlerinin tamamı, konsolosluktan düzenlenecek özel yetkili vekaletname aracılığıyla Türkiye’deki avukat vasıtasıyla yürütülebilmektedir. İcra ve İflas Kanunu, alacaklının Türkiye’de bulunmasını takip başlatma şartı olarak aramamaktadır. Alacaklının avukatına vereceği vekaletnamede icra takibi başlatma, ödeme emri çıkartma, haciz talep etme, satış isteme, parayı tahsil etme ve icra dosyasıyla ilgili her türlü işlemi yürütme yetkilerinin açıkça yer alması gerekmektedir.
Alacağın niteliğine göre izlenecek hukuki yol farklılaşmaktadır. Alacaklının elinde Türk mahkemesince verilmiş bir karar (ilam) bulunuyorsa ilamlı icra takibi başlatılmaktadır. Mahkeme kararı bulunmayan ancak fatura, sözleşme, cari hesap kaydı gibi belgelere dayanan alacaklarda ilamsız icra takibi yoluna gidilmektedir. Yabancı mahkeme kararına dayanan alacaklarda ise öncelikle tanıma ve tenfiz davası açılarak kararın Türkiye’de icra edilebilir hale getirilmesi, ardından ilamlı icra takibi başlatılması gerekmektedir. Yurt dışındaki alacaklının doğru takip yolunu seçmesi, sürecin hızlı ve etkin ilerlemesi açısından kritik önem taşımaktadır.
Yurt Dışından İcra Takibi Başlatmak İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
Yurt dışından icra takibi başlatmak için gerekli belgeler, takibin ilamsız veya ilamlı olmasına göre farklılık göstermektedir. Her iki takip türü için de ortak olarak gerekli olan belgeler şunlardır: konsolosluktan düzenlenmiş özel yetkili vekaletname, alacaklının kimlik belgesi veya pasaport fotokopisi ve borçlunun kimlik bilgileri ile adresi. İlamsız icra takibinde bunlara ek olarak alacağın varlığını gösteren belgeler (fatura, sözleşme, irsaliye, sipariş formu, banka hesap dökümleri, yazışmalar gibi) sunulmaktadır. İlamsız takipte alacaklının elinde hiçbir belge olmasa dahi takip başlatılabilmekte ancak borçlunun itiraz etmesi halinde alacağın ispatı zorlaşmaktadır.
İlamlı icra takibinde ise mahkeme kararının aslı veya onaylı örneği, kesinleşme şerhi ve varsa faiz hesaplaması sunulmaktadır. Yabancı mahkeme kararına dayanan takiplerde tenfiz kararının kesinleşmiş hali, yabancı mahkeme ilamının aslı ve onaylı Türkçe tercümesi gerekli olmaktadır. Kambiyo senetlerine (çek, bono, poliçe) dayalı takiplerde senedin aslı ibraz edilmelidir. Vekaletnamede özellikle icra takibi başlatma, haciz isteme, satış talep etme, paraları tahsil etme ve tüm icra işlemlerini yürütme yetkilerinin yanı sıra borçlu ile sulh olma veya vazgeçme gibi özel yetkilerin de yer alıp almayacağı, alacaklının tercihine göre belirlenmelidir. Belgelerin avukata güvenli bir kanal aracılığıyla ve kronolojik düzen içinde gönderilmesi, dosya hazırlığının eksiksiz tamamlanması açısından önem taşımaktadır.
İlamsız ve İlamlı İcra Takibi Arasındaki Fark Nedir?
İlamsız icra takibi, alacaklının elinde mahkeme kararı bulunmaksızın alacak iddiasıyla doğrudan icra dairesine başvurarak başlattığı takip yoludur. İcra dairesi, alacağın varlığını araştırmadan takip talebini kabul eder ve borçluya ödeme emri gönderir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için icra mahkemesinde itirazın kaldırılması veya genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekmektedir. İtirazın iptali davası, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. İlamsız takipte alacaklının en büyük riski, borçlunun itirazıyla takibin durması ve ek dava sürecinin gerekli hale gelmesidir.
İlamlı icra takibi ise alacaklının elinde kesinleşmiş mahkeme kararı, hakem kararı veya İİK’nın 38. maddesinde sayılan ilam niteliğinde belge (mahkeme huzurunda yapılan sulh, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren noter senedi gibi) bulunması halinde başlatılan takip yoludur. İlamlı takipte borçluya icra emri gönderilmekte olup borçlunun itiraz hakkı sınırlıdır. Borçlu, borcun ödendiğini, zamanaşımına uğradığını veya ertelendiğini ancak belgeyle ispat ederek icranın geri bırakılmasını talep edebilmektedir. İlamlı takipte sade itiraz takibi kendiliğinden durdurmamaktadır. Yurt dışındaki alacaklının elinde güçlü belgeler varsa ilamsız takip yerine önce dava açarak ilam alması ve ardından ilamlı icra yoluna başvurması, tahsilat sürecini daha güvenli kılmaktadır.
Yurt Dışındaki Alacaklı Haciz İşlemlerini Nasıl Takip Eder?
İcra takibi kesinleştikten sonra alacaklı veya avukatı, haciz talebinde bulunarak borçlunun malvarlığına haciz konulmasını sağlamaktadır. Haciz talebi, takibin kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır; bu süre içinde haciz talep edilmezse dosya düşmektedir. Avukat, UYAP sistemi üzerinden borçlunun malvarlığını araştırabilmekte ve e-haciz yoluyla borçlunun tüm banka hesaplarına elektronik ortamda bloke koydurabilmektedir. Tapuda kayıtlı taşınmazlara haciz şerhi işletebilmekte, trafik siciline kayıtlı araçlara yakalama şerhi koydurmakta ve SGK nezdindeki alacaklarına haciz uygulayabilmektedir. Borçlunun maaş veya ücret aldığı işyerine maaş haczi müzekkeresi göndererek maaşın dörtte birinin icra dosyasına yatırılmasını sağlayabilmektedir.
Yurt dışındaki alacaklı, tüm bu haciz işlemlerinin ilerleyişini avukatıyla düzenli iletişim kurarak takip etmektedir. Avukat, haciz sonuçlarını, borçlunun malvarlığı durumunu ve tahsilat ilerlemesini alacaklıya raporlamaktadır. Haczedilen taşınır veya taşınmaz malların satışa çıkarılması gerektiğinde avukat, icra dairesinden satış talebinde bulunmaktadır. Taşınır mallar için hacizden itibaren altı ay, taşınmazlar için bir yıl içinde satış talep edilmelidir. Satış sonucunda elde edilen bedelden alacaklının alacağı, faizi ve masrafları ödenmektedir. Borçlunun haczedilebilir malvarlığı bulunamaması halinde icra dairesi aciz vesikası düzenlemektedir. Aciz vesikası, borçlu ileride mal edindiğinde alacaklının takibi yenileyebilmesi için yirmi yıl süreyle geçerli kalan bir belgedir.
Yurt Dışındaki Borçluya Karşı Türkiye’de İcra Takibi Açılabilir Mi?
Borçlunun yurt dışında yaşaması, Türkiye’de icra takibi başlatılmasına engel değildir. Alacaklı, borçlunun yurt dışında ikamet ettiğini bilse dahi Türkiye’deki yetkili icra dairesine başvurarak takip başlatabilmektedir. İlamsız icra takibinde yetkili icra dairesi kural olarak borçlunun Türkiye’deki yerleşim yeri icra dairesidir. Borçlunun Türkiye’de bilinen adresi bulunmuyorsa sözleşmede kararlaştırılan yer veya alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkili olabilmektedir. Ödeme emri, yurt dışındaki borçluya Tebligat Kanunu’nun 25 ve 25/a maddeleri kapsamında konsolosluk aracılığıyla veya Adalet Bakanlığı kanalıyla tebliğ edilmektedir. Uluslararası tebligat süreci yurt içi tebligata göre daha uzun sürmekte olup birkaç ayı bulabilmektedir.
Takip kesinleştikten sonra borçlunun Türkiye’deki malvarlığına haciz uygulanabilmektedir. Ancak Türk icra dairesinin yetki alanı Türkiye sınırlarıyla kısıtlı olduğundan, borçlunun yurt dışındaki maaşına, banka hesaplarına veya taşınmazlarına doğrudan haciz konulması mümkün değildir. Yurt dışındaki malvarlığına ulaşılabilmesi için alacağın Türkiye’de mahkeme kararına bağlanması ve bu kararın borçlunun bulunduğu ülkede tanıma ve tenfiz sürecinden geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye’de kesinleşen mahkeme kararına apostil şerhi alınarak borçlunun bulunduğu ülkenin diline yeminli tercüman tarafından çevrilerek o ülkenin yetkili makamlarına sunulmaktadır. Borçlunun Türkiye’de hiçbir malvarlığının bulunmaması halinde alacaklı, uluslararası alacak tahsili mekanizmalarına başvurarak borçlunun yurt dışındaki malvarlığından tahsilat yapma yoluna gidebilmektedir.
Yurt dışından Türkiye’deki alacakların icra yoluyla tahsili, doğru takip yolunun seçilmesi, belgelerin eksiksiz hazırlanması ve sürelerin kaçırılmaması ile doğrudan bağlantılıdır. Ulus Hukuk ve Danışmanlık olarak, ilamsız ve ilamlı icra takibi başlatma, ödeme emri tebligatı, haciz ve satış işlemleri, itirazın iptali davası, yabancı mahkeme kararlarının tenfizi ve uluslararası alacak tahsili süreçlerinde yurt dışından vekaletname ile uzaktan hukuki destek sağlamaktayız.

