Talasemi Taşıyıcılığı (Talasemi Minör) Nedeniyle POMEM’den Elenme Emsal Mahkeme Kararı
Talasemi Taşıyıcılığı (Talasemi Minör) Nedeniyle POMEM'den Elenme – Danıştay Kararı (2023/7240 E., 2025/1632 K.)
Aydın Polis Meslek Eğitim Merkezi'ne geçici kaydı yapılan davacı, ilk sağlık raporunda hemoglobin seviyesinin 12,7 gr/dl olarak ölçülmesi ve "anemi + talasemi" tanısı konulması üzerine Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği'nin Ek-3-1-A maddesinde belirtilen sağlık şartlarını taşımadığından bahisle öğrencilikle ilişiği kesilmiştir.
Mahkemece hakem hastane olarak belirlenen SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tetkiklerde davacının hemoglobin seviyesi 13,3 gr/dl olarak ölçülmüştür. Raporda "Talasemi taşıyıcılığı (anemisi olmayan talasemi taşıyıcılığı)" tanısı konularak "ETSŞY EK-3/1-A-2(b)'ye uyar, POMEM öğrencisi olur" kanaati bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Danıştay 2. Dairesi, WHO kriterlerine göre yetişkin erkeklerde anemiden söz edilebilmesi için hemoglobin seviyesinin 13 gr/dl altında olması gerektiğini, davacının hakem hastanedeki 13,3 gr/dl değerinin bu sınırın üzerinde olduğunu tespit ederek temyiz istemini oybirliğiyle reddetmiş ve kararı onamıştır.
Talasemi taşıyıcılığı (talasemi minör), hemoglobin üretiminde genetik bir farklılık olup kişi taşıyıcıdır ancak hastalık belirtisi göstermeyebilir. ETSŞY'de 29/09/2019 tarihli değişiklikle "WHO kriterlerine göre anemisi olmayan talasemi taşıyıcılığı sağlam kabul edilir" hükmü getirilmiştir. Erkeklerde hemoglobin 13 gr/dl, kadınlarda 12 gr/dl üzerindeyse anemi yoktur.
- Talasemi taşıyıcılığı (minör), WHO kriterlerine göre anemi eşlik etmiyorsa POMEM'den elenme gerekçesi olamaz.
- Hakem hastanedeki hemoglobin ölçümü, ilk rapora üstün delil niteliğindedir.
- 29/09/2019 tarihli yönetmelik değişikliği davacı lehine uygulanmıştır.
- Talasemi taşıyıcılığı nedeniyle elenen POMEM, PMYO ve İGF adayları için güçlü emsal oluşturur.
Sonuç: Davacı Lehine — İlişik Kesme İptal Edildi
Danıştay, temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin iptal kararını onamıştır. Hemoglobin seviyesi WHO kriterlerine göre anemi sınırının üzerinde olan davacının talasemi taşıyıcılığı nedeniyle POMEM'den ilişik kesilmesi işlemi kesin olarak iptal edilmiştir.
İnaktif Hepatit B Enfeksiyonu Nedeniyle POMEM’den Elenme Emsal Mahkeme Kararı
İnaktif Hepatit B Enfeksiyonu Nedeniyle POMEM'den Elenme – Danıştay Kararı (2023/6662 E., 2025/1746 K.)
POMEM sınavını kazanarak geçici kaydı yapılan davacı, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği'nin Ek-3-1-A maddesinde yer alan sağlık şartlarını taşımadığından bahisle "POMEM öğrencisi olamaz" kararı verilerek okuldan ilişiği kesilmiştir. Elenme sebebi, HBsAg pozitif olarak tespit edilen hepatit B enfeksiyonudur.
İlk derece mahkemesince sevk edilen Ankara Şehir Hastanesi, karaciğer biyopsisi yapmadan "inaktif hepatit B" tanısı koymuştur. Bölge İdare Mahkemesi bu raporu eksik bularak Etlik Şehir Hastanesi'ne yeniden sevk kararı vermiştir. Etlik Şehir Hastanesi'nce yapılan kapsamlı değerlendirmede; 6 aylık takipte HBV DNA değerlerinin 2000 IU/ml altında, ALT düzeylerinin normal sınırlarda olduğu ve karaciğer biyopsisinde İshak skorlamasına göre fibrozis evresinin F1 olarak saptandığı tespit edilerek "POMEM öğrencisi olabilir" kanaati bildirilmiştir.
Danıştay 2. Dairesi, hakem hastanece yapılan tüm tetkikleri (HBV DNA, ALT takibi, karaciğer biyopsisi) değerlendirerek Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirtmiş ve temyiz istemini oybirliğiyle reddetmiştir.
Hepatit B taşıyıcılığında HBsAg pozitif olması tek başına elenme sebebi değildir. ETSŞY Ek-3-1-A-5(a) maddesine göre, inaktif hepatit B enfeksiyonu olduğu sağlık kurulu raporuyla belirlenenler öğrenciliğe kabul edilir. İnaktif hepatit B kararı için; 6 aylık takipte HBV DNA'nın 2000 IU/ml altında, ALT'nin normal düzeylerde olması ve karaciğer biyopsisinde fibrozis evresinin F0 veya F1 saptanması gerekmektedir.
- HBsAg pozitifliği tek başına elenme gerekçesi olamaz; inaktif hepatit B enfeksiyonu olduğu tespit edilenler kabul edilir.
- İnaktif hepatit B kararında karaciğer biyopsisi dahil tüm yönetmelik şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi gerekir.
- Hakem hastane raporunun yönetmeliğe uygun kapsamda olması zorunludur; eksik rapor bölge mahkemesince reddedilebilir.
- Hepatit B nedeniyle elenen POMEM, PMYO ve İGF adayları için güçlü emsal oluşturur.
Sonuç: Davacı Lehine — İlişik Kesme İptal Edildi
Danıştay, temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin iptal kararını onamıştır. 6 aylık takip, HBV DNA, ALT ve karaciğer biyopsisi sonuçlarıyla inaktif hepatit B enfeksiyonu tespit edilen davacının POMEM'den ilişik kesilmesi işlemi kesin olarak iptal edilmiştir.
Karaciğer Fonksiyon Bozukluğu Nedeniyle POMEM’den Elenme Emsal Mahkeme Kararı
Karaciğer Fonksiyon Bozukluğu Nedeniyle POMEM'den Elenme – Danıştay Kararı (2021/4524 E., 2023/3030 K.)
Bilecik Polis Meslek Eğitim Merkezi'ne geçici kaydı yapılan davacı, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği'nin EK-3-7-A (Diskromotopsi) ve EK-3-1-A (Karaciğer Fonksiyon Bozukluğu) maddelerinde yer alan sağlık şartlarını taşımadığından bahisle ilişiği kesilmiştir.
Mahkemece hakem hastane olarak belirlenen SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan kapsamlı muayene ve tetkikler sonucunda "göz ve gastroenteroloji açısından sağlam, POMEM öğrencisi olur" kararı verilmiştir. Davalı idarece yapılan itiraz yerinde görülmeyerek rapor hükme esas alınmıştır. İlk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Danıştay 8. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz istemini oybirliğiyle reddetmiş ve hakem hastane raporunu esas alan iptal kararını onamıştır.
Davacıya ilk sağlık raporunda karaciğer fonksiyon bozukluğu tanısı konulmuş ve ETSŞY EK-3-1-A maddesi kapsamında elenmiştir. Ancak hakem hastanece yapılan gastroenteroloji muayenesinde karaciğer fonksiyon değerleri normal sınırlarda bulunmuş ve davacı sağlam kabul edilmiştir. Ek olarak göz (diskromotopsi) yönünden de engel saptanmamıştır.
- Karaciğer fonksiyon bozukluğu tanısı, hakem hastane tetkiklerinde normal değerler saptandığında elenme gerekçesi olamaz.
- Birden fazla branşta (dahiliye + göz) elenme gerekçesi gösterilse bile, hakem hastane her iki branşta da sağlam bulursa işlem iptal edilir.
- Hakem hastane raporu, ilk sağlık raporuna üstün delil niteliğindedir.
- Karaciğer fonksiyon testlerinde geçici yükseklikler kalıcı engel olarak değerlendirilemez.
Sonuç: Davacı Lehine — İlişik Kesme İptal Edildi
Danıştay, temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin iptal kararını onamıştır. Karaciğer fonksiyon bozukluğu ve diskromotopsi tanılarıyla POMEM'den ilişiği kesilen davacının işlemi kesin olarak iptal edilmiştir.
Diyabetes Mellitus (Bozulmuş Açlık Glukozu) Nedeniyle POMEM’den Elenme Emsal Mahkeme Kararı
Diyabetes Mellitus (Bozulmuş Açlık Glukozu) Nedeniyle POMEM'den Elenme – Danıştay Kararı (2023/4347 E., 2025/2691 K.)
26. Dönem POMEM sınavında başarılı olarak Kırşehir POMEM'e geçici kaydı yapılan davacı, ilk sağlık raporunda "bozulmuş açlık glukozu" tanısı almıştır. İkinci hastanede de "diyabetes mellitus" tanısı konularak ETSŞY Ek-3-1-B-1-d maddesi uyarınca "POMEM öğrencisi olamaz" kararı verilmiş ve ilişiği kesilmiştir.
Mahkemece hakem hastane olarak belirlenen SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tetkiklerde; OGTT (oral glukoz tolerans testi) 0. dakika: 95, 120. dakika: 85 ve HbA1c: %5,5 olarak ölçülmüştür. Bu değerler normal sınırlarda bulunmuş ve "Diyabetes Mellitus için özel tarama muayenesi: Sağlam. POMEM öğrencisi olur" kanaati bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Danıştay 2. Dairesi, hakem hastanece yapılan OGTT ve HbA1c tetkik sonuçlarının POMEM öğrenciliğine engel teşkil etmediğini tespit ederek temyiz istemini oyçokluğuyla reddetmiş ve iptal kararını onamıştır.
Bozulmuş açlık glukozu (prediyabet), kan şekerinin normalden yüksek ancak diyabet tanısı konulacak düzeyde olmadığı ara bir durumdur. Davacıya ilk hastanede glukoz: 114 ile bu tanı konulmuştur. Ancak hakem hastanede yapılan OGTT ve HbA1c testlerinde tüm değerler normal saptanmış ve diyabet veya prediyabet bulunmadığı tespit edilmiştir.
- Bozulmuş açlık glukozu veya prediyabet tanısı, hakem hastanede OGTT ve HbA1c testleri normal çıktığında elenme gerekçesi olamaz.
- Tek bir açlık glukoz ölçümü yerine OGTT ve HbA1c gibi kapsamlı testler esas alınmalıdır.
- Hakem hastane raporu, önceki iki olumsuz rapora üstün delil niteliğindedir.
- Diyabet veya prediyabet tanısıyla elenen POMEM, PMYO ve İGF adayları için güçlü emsal oluşturur.
Sonuç: Davacı Lehine — İlişik Kesme İptal Edildi
Danıştay, temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin iptal kararını onamıştır. OGTT ve HbA1c değerleri normal saptanan davacının diyabet/prediyabet gerekçesiyle POMEM'den ilişik kesilmesi işlemi kesin olarak iptal edilmiştir.
Trombositopeni Nedeniyle PMYO’dan Elenme Emsal Mahkeme Kararı
Trombositopeni Nedeniyle PMYO'dan Elenme – Danıştay Kararı (2024/1880 E., 2025/2165 K.)
Kastamonu Polis Meslek Yüksekokulu'na kaydı yapılan davacı, sağlık kurulu raporunda "trombositopeni" tanısı konularak ETSŞY'nin EK-3-1-A (EK-3-1-B-2-ç) maddesi gereği "POMEM öğrencisi olamaz" kararı verilmiş ve Polis Akademisi Başkanlığı'nın onayı ile ilişiği kesilmiştir.
Mahkemece hakem hastane olarak belirlenen SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan hematolojik değerlendirmede; davacının trombosit sayısının düşük görünmesinin gerçek trombositopeni değil, psödotrombositopeni (trombositlerin kümeleşmesi) kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. "Hematolojik açıdan sağlam, POMEM öğrencisi olur" kanaati bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Danıştay 2. Dairesi, hakem hastanece yapılan tespiti doğrulayarak psödotrombositopeni nedeniyle trombosit sayısının yapay olarak düşük göründüğünü, gerçek bir trombositopeni bulunmadığını belirtmiş ve temyiz istemini oybirliğiyle reddetmiştir.
Trombositopeni, kan trombosit (pıhtılaşma hücreleri) sayısının normalden düşük olması durumudur. Ancak bu davada hakem hastanece yapılan ileri tetkiklerde durumun psödotrombositopeni olduğu ortaya çıkmıştır. Psödotrombositopeni, trombositlerin kümeleşmesi nedeniyle sayımda yapay olarak düşük görünmesidir ve gerçek bir hematolojik hastalık değildir.
- Trombositopeni tanısı, psödotrombositopeni kaynaklı olduğu hakem hastanece tespit edildiğinde elenme gerekçesi olamaz.
- İlk rapordaki düşük trombosit değeri gerçek hastalığı yansıtmayabilir; ileri hematolojik değerlendirme gereklidir.
- Hakem hastane raporu, ilk sağlık raporuna üstün delil niteliğindedir.
- Trombositopeni tanısıyla elenen POMEM, PMYO ve İGF adayları için önemli emsal oluşturur.
Sonuç: Davacı Lehine — İlişik Kesme İptal Edildi
Danıştay, temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin iptal kararını onamıştır. Psödotrombositopeni kaynaklı yapay düşük trombosit sayısı gerekçesiyle PMYO'dan ilişiği kesilen davacının işlemi kesin olarak iptal edilmiştir.
Kronik Tiroidit Nedeniyle POMEM’den Elenme Emsal Mahkeme Kararı
Kronik Tiroidit Nedeniyle POMEM'den Elenme – Danıştay Kararı (2023/4342 E., 2025/2721 K.)
26. Dönem POMEM sınavını kazanarak geçici kaydı yapılan davacı, Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde TSH: 9,5 ve kontrol TSH: 11,1 değerleri tespit edilerek "levotiroksin tedavisi gerektiren kronik tiroidit" tanısı almıştır. ETSŞY Ek-3-1-B-1-a maddesi uyarınca "POMEM öğrencisi olamaz" kararı verilmiş ve ilişiği kesilmiştir.
Mahkemece hakem hastane olarak belirlenen Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tetkiklerde; TSH: 3,62 (kontrol TSH: 2,12), T4: 1,88 (kontrol: 1,23), T3: 2,73 olarak ölçülmüş ve tiroid değerleri normal bulunmuştur. "ETSŞY Ek-3-1-A maddesine uyar, POMEM öğrencisi olur" kanaati bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Danıştay 2. Dairesi, hakem hastanedeki TSH ve tiroid hormon değerlerinin normal sınırlarda olduğunu tespit ederek temyiz istemini oyçokluğuyla reddetmiş ve iptal kararını onamıştır.
Kronik tiroidit (Hashimoto tiroiditi), tiroid bezinin otoimmün iltihabıdır ve TSH yüksekliğine neden olabilir. Davacının ilk raporunda TSH: 9,5–11,1 ile tedavi gerektirecek düzeyde hipotiroidi bulunmuştur. Ancak hakem hastanede yapılan kontrol tetkiklerinde TSH ve tiroid hormon değerleri normal sınırlara dönmüş ve tedavi gerektiren aktif bir durum saptanmamıştır.
- Kronik tiroidit tanısı, hakem hastanede tiroid değerleri normal saptandığında elenme gerekçesi olamaz.
- TSH değerleri dalgalı seyir gösterebilir; tek bir yüksek ölçüm kalıcı engel olarak değerlendirilemez.
- Hakem hastane raporu, ilk sağlık raporuna üstün delil niteliğindedir.
- Tiroidit veya tiroid fonksiyon bozukluğu nedeniyle elenen POMEM, PMYO ve İGF adayları için emsal oluşturur.
Sonuç: Davacı Lehine — İlişik Kesme İptal Edildi
Danıştay, temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin iptal kararını onamıştır. Hakem hastanede tiroid değerleri normal saptanan davacının kronik tiroidit gerekçesiyle POMEM'den ilişik kesilmesi işlemi kesin olarak iptal edilmiştir.
Hipotiroidi Nedeniyle POMEM’den Elenme Emsal Mahkeme Kararı
Hipotiroidi Nedeniyle POMEM'den Elenme – Danıştay Kararı (2023/3252 E., 2025/2726 K.)
26. Dönem POMEM sınavını kazanarak geçici kaydı yapılan davacı, Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesi'nde düzenlenen sağlık kurulu raporunda "hipotiroidi" tanısı alarak ETSŞY Ek-3-1-A maddesinde belirtilen sağlık şartlarını taşımadığından bahisle okuldan ilişiği kesilmiştir.
Mahkemece hakem hastane olarak belirlenen Ankara Şehir Hastanesi'nde yapılan tetkikler sonucunda "Ek-3-1-A-1-C'ye uyar, POMEM öğrencisi olur" şeklinde tıbbi görüş bildirilmiştir. Hakem hastane, davacının tiroid fonksiyonlarının yönetmelikte belirtilen A dilimi şartlarına uygun olduğunu tespit etmiştir. İlk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Danıştay 2. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz istemini oyçokluğuyla reddetmiş ve iptal kararını onamıştır.
Hipotiroidi, tiroid bezinin yeterli miktarda hormon üretememesi durumudur. İlk raporda hipotiroidi tanısı konulmuş olsa da, hakem hastanede yapılan güncel tetkiklerde tiroid fonksiyonlarının ETSŞY Ek-3-1-A-1-C maddesine uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu madde, belirli tiroid durumlarının A dilimi kapsamında değerlendirilebileceğini düzenlemektedir.
- Hipotiroidi tanısı, hakem hastanece A dilimi şartlarına uygun bulunduğunda elenme gerekçesi olamaz.
- Tiroid fonksiyon testleri zaman içinde değişkenlik gösterebilir; tek bir olumsuz rapor kalıcı engel olarak kabul edilmez.
- Hakem hastane raporu, ilk sağlık raporuna üstün delil niteliğindedir.
- Hipotiroidi tanısıyla elenen POMEM, PMYO ve İGF adayları için emsal teşkil eder.
Sonuç: Davacı Lehine — İlişik Kesme İptal Edildi
Danıştay, temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin iptal kararını onamıştır. Hipotiroidi tanısıyla POMEM'den ilişiği kesilen davacının işlemi kesin olarak iptal edilmiş ve öğrencilik hakkı korunmuştur.

