Retina hastalıkları, şaşılık ve gözyaşı sistemi bozuklukları göz muayenesinde refraksiyon kusurlarının gölgesinde kalan ancak sağlık kurulunda tek başına elenme nedeni oluşturabilen patolojilerdir. Bir adayın görme keskinliği tam olsa bile retinasında geçirilmiş bir dekolman izi, gözlerinde belirgin bir kayma (şaşılık) veya kronik göz yaşarması bulunması yönetmelik kapsamında öğrenciliğe engel kabul edilebilmektedir. Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği bu bulguların her birini göz hastalıkları branşında ayrı maddeler halinde düzenlemiş olup görmeyi etkileyip etkilemediğinden bağımsız olarak belirli koşullarda B dilimi kapsamına almıştır. Bu değerlendirme POMEM ve PMYO adaylarının yanı sıra PAEM ve İFG adayları için de aynı kriterlerle yürütülmektedir.
Bu patoloji grubunu ortak bir başlık altında ele almayı gerektiren husus, sağlık kurulundaki göz muayenesinin yalnızca görme keskinliği ve diyoptri ölçümünden ibaret olmayıp fundus muayenesi, göz hareketleri değerlendirmesi ve gözyaşı sistemi incelemesi gibi birden fazla alt bileşeni içermesidir. Adayların büyük çoğunluğu görme keskinliklerinin tam olduğunu bildiklerinde göz muayenesini sorunsuz geçeceklerini varsaymaktadır. Ancak biyomikroskopik ve fundoskopik incelemede ortaya çıkan retinal bulgular, ortoptik değerlendirmede saptanan göz kaymaları veya gözyaşı drenaj testlerinde tespit edilen tıkanıklıklar görme keskinliğinden bağımsız olarak elenme kararına yol açabilmektedir. Emniyet teşkilatı bünyesinde bu kararlar doğrudan ilişik kesme olarak uygulanmaktadır.
Retina Dekolmanı ve Vitreoretinal Cerrahi Nasıl Değerlendirilir?
Yönetmeliğin EK-3 Bölüm 7 göz hastalıkları branşı B Dilimi (8)(d) maddesinde retina ve retina damarlarında patolojik değişiklikler göstermeyen retina kanamaları, retina dekolmanı ve vitreoretinal cerrahiler bir veya iki gözde görmeyi bozmayan veya B dilimi kadar bozan formlarıyla öğrenciliğe engel kabul edilmiştir. Bu madde iki ayrı durumu bir arada düzenlemektedir: birincisi retina dekolmanının kendisi, ikincisi ise bu nedenle yapılmış vitreoretinal cerrahi müdahalelerdir. Retina dekolmanı retinanın altındaki pigment epitelinden ayrılması durumudur ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilmektedir. Miyopi, göz travması, ailevi yatkınlık veya vitreus dejenerasyonu gibi nedenlerle genç bireylerde de görülebilmektedir. Vitreoretinal cerrahi ise retina dekolmanı, vitreus kanaması, epiretinal membran veya maküla deliği gibi patolojilerin tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemlerin genel adıdır ve pars plana vitrektomi, skleral çökertme ve pnömatik retinopeksi gibi teknikleri kapsamaktadır.
Maddenin dikkat çekici unsuru retina damarlarında patolojik değişiklikler göstermeyen koşulunu içermesidir. Bu ifade retina dekolmanının veya kanamasının retina damar yapısında kalıcı bir hasar bırakmamış olması durumunu tanımlamaktadır. Retina damarlarında patolojik değişikliklerle birlikte görülen retina kanaması, dekolman ve vitreoretinal cerrahi ise C diliminde ayrıca düzenlenmiş olup daha ağır bir sınıflandırmaya tabi tutulmuştur. Ayrıca iki veya daha fazla tekrarlayan göz içi kanamaları, retina patolojileri ve vitrektomi ameliyatları D dilimi kapsamında değerlendirilmektedir. Sağlık kurulundaki göz uzmanı fundus muayenesinde retinada geçirilmiş dekolman izlerini, lazer tedavisi skarlarını, vitreoretinal cerrahi bulgularını ve retina damar yapısındaki değişiklikleri değerlendirerek uygun dilim kararını vermektedir. Geçmişte başarılı retina ameliyatı geçirmiş ve mevcut durumda retinası tamamen yatışık olan bir adayda bile ameliyat geçmişinin ve retinal bulguların varlığı elenme kararı için yeterli görülmektedir.
Şaşılık Nistagmus ve Kas Paralizileri Yönetmelikte Hangi Dilimde Yer Alır?
Yönetmeliğin B Dilimi (8)(b) maddesinde bir veya iki gözde görmeyi bozmayan veya B dilimi kadar bozan kas paralizileri, sinir hastalıkları, şaşılıklar ve nistagmuslar öğrenciliğe engel olarak düzenlenmiştir. Şaşılık (strabismus) gözlerin aynı noktaya birlikte odaklanamaması ve bir gözün diğerine göre farklı yöne kayması durumudur. İçe kayma (ezotropya), dışa kayma (ekzotropya), yukarı kayma (hipertropya) ve aşağı kayma (hipotropya) gibi farklı tipleri bulunmaktadır. Nistagmus ise gözlerin istemsiz ve ritmik olarak sallanması veya titremesi durumudur ve konjenital veya edinsel nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Kas paralizileri göz kaslarını innerve eden kraniyal sinirlerin (üçüncü, dördüncü ve altıncı kraniyal sinirler) felci sonucu göz hareketlerinin kısıtlanması ve çift görme şikayetiyle kendini göstermektedir. Bu üç bulgunun tamamı görmeyi bozmasa dahi B dilimi kapsamında öğrenciliğe engel kabul edilmiştir.
Bu patolojilerin dilimler arasındaki dağılımı görme derecesine ve fonksiyonel etkiye göre farklılaşmaktadır. B diliminde görmeyi bozmayan veya B dilimi kadar bozan formlar yer alırken C diliminde fovea dışı fiksasyonu olan şaşılıklar, her iki gözde birer veya tek gözde birden fazla kas paralizileri ve nistagmuslar görme derecesi C dilimi kadar bozan formlarıyla düzenlenmiştir. D diliminde ise çalışma gücü ve verimini bozan bir veya iki gözde birden fazla kas paralizileri ve nistagmuslar yer almaktadır. Şaşılık değerlendirmesinde kayma açısının büyüklüğü, kaymanın sabit mi intermitan mı olduğu, binoküler görmenin korunup korunmadığı ve ambliyopi (göz tembelliği) eşlik edip etmediği sağlık kurulunun kararını etkileyen faktörlerdir. Çocuklukta şaşılık ameliyatı geçirmiş ve gözleri kozmetik olarak düzgün görünen bir adayda bile detaylı ortoptik muayenede rezidüel kayma veya binoküler görme bozukluğu saptanması elenme gerekçesi oluşturabilmektedir.
Göz Yaşarması ve Gözyaşı Yolu Deformiteleri Nasıl Değerlendirilir?
Yönetmeliğin B Dilimi (5). maddesinde bir veya iki gözde gözyaşı yolları ve gözyaşı kesesi deformiteleri ve fonksiyon bozukluklarına bağlı göz yaşarmaları öğrenciliğe engel olarak düzenlenmiştir. Gözyaşı drenaj sistemi gözyaşının göz yüzeyinden burun boşluğuna taşınmasını sağlayan anatomik yapılardan oluşmaktadır. Bu sistemde tıkanıklık veya deformite bulunması gözyaşının normal yolla drene edilememesine ve sürekli göz yaşarmasına (epifora) yol açmaktadır. Konjenital nazolakrimal kanal tıkanıklığı, travma sonrası gözyaşı yolu hasarı, kronik dakriyosistit (gözyaşı kesesi iltihabı) ve gözyaşı kanalı darlıkları bu patolojiler arasında yer almaktadır. Polislik mesleğinde sürekli göz yaşarmasının görüşü bulandırabilmesi, nişan alma gibi hassas görsel görevleri etkileyebilmesi ve göz enfeksiyonu riskini artırabilmesi bu düzenlemenin gerekçesini oluşturmaktadır.
C diliminde ise kronik göz yaşarması veya gözyaşı kesesinin ameliyatla alınmış olması (dakriyosistektomi) ayrıca düzenlenmiştir. B dilimi ile C dilimi arasındaki fark göz yaşarmasının kronikleşme düzeyi ve cerrahi müdahale geçmişiyle ilgilidir. B diliminde gözyaşı yolu deformitelerine bağlı yaşarmalar yer alırken C dilimi kronikleşmiş formları ve cerrahi geçmişi kapsamaktadır. Sağlık kurulundaki göz muayenesinde gözyaşı drenaj sistemi basit bir irrigasyon testi ile değerlendirilebilmektedir. Bu testte alt gözyaşı noktasından (punktum) serum fizyolojik enjekte edilerek sıvının burun boşluğuna geçip geçmediği kontrol edilmektedir. Sıvının geri gelmesi veya burundan akmaması gözyaşı yolunda tıkanıklık olduğuna işaret etmektedir. Ancak gözyaşı sistemi anatomisinde varyasyonlar bulunabilmekte ve testin uygulanma tekniğine göre sonuçlarda farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Tek bir irrigasyon testine dayalı tıkanıklık kararının yeterli olup olmadığı, dakriyosistografi veya gözyaşı sintigrafisi gibi ileri görüntüleme yöntemleriyle doğrulanıp doğrulanmadığı bilirkişi değerlendirmesinde tartışılabilecek bir konudur.
Retina ve Şaşılık Nedeniyle İlişiği Kesilen Adaylar Ne Yapmalıdır?
Bu patolojiler nedeniyle ilişiği kesilen adayların ilk adımı elenme kararının hangi spesifik bulguya ve hangi yönetmelik maddesine dayandığını net olarak belirlemektir. Retina dekolmanı veya vitreoretinal cerrahi geçmişi nedeniyle elenen adaylar için bağımsız bir retina uzmanından kapsamlı bir fundus muayenesi yaptırılması ve retinasının mevcut durumunun, dekolmanın tekrarlama riskinin ve görsel fonksiyonlarının detaylı biçimde raporlanması hukuki sürecin temelini oluşturacaktır. Şaşılık nedeniyle elenen adaylar için bağımsız bir merkezde ortoptik değerlendirme yaptırılarak kayma açısının, binoküler görmenin ve stereopsis (derinlik algısı) kapasitesinin objektif ölçütlerle ortaya konması sağlık kurulunun bulgularıyla karşılaştırma imkanı sağlayacaktır. Nistagmus nedeniyle elenen adaylar için nistagmusun tipinin, amplitüdünün ve görme fonksiyonu üzerindeki etkisinin nörooftalmolojik değerlendirmeyle belgelenmesi önem taşımaktadır. Göz yaşarması nedeniyle elenen adaylar için ise gözyaşı drenaj sisteminin bağımsız bir merkezde irrigasyon testi ve gerektiğinde ileri görüntüleme yöntemleriyle yeniden değerlendirilmesi sağlık kurulundaki bulgunun doğruluğunu sorgulama imkanı sunmaktadır.
Elenme kararının tebliğinden itibaren 60 günlük hak düşürücü süre içinde idare mahkemesine iptal davası açılması zorunludur. Bu patoloji grubundaki davalarda bilirkişi incelemesi adayın göz yapısını ve fonksiyonlarını kapsamlı bir şekilde yeniden değerlendirmektedir. Retina davalarında bilirkişi heyeti fundus muayenesi ve OCT incelemesiyle retinasının mevcut durumunu tespit etmekte, şaşılık davalarında kayma açısını ve binoküler görme kapasitesini ölçmekte, göz yaşarması davalarında gözyaşı drenaj sisteminin işlevselliğini yeniden test etmektedir. Bilirkişi raporunda sağlık kurulundaki bulgunun abartılmış olduğu, mevcut patolojinin polislik mesleğini icra etmeye engel düzeyde bir fonksiyonel kısıtlılık yaratmadığı veya sağlık kurulunun değerlendirmesinde bir hata yapıldığı tespit edilmesi halinde elenme kararının iptali mümkün olabilmektedir. Yürütmenin durdurulması talebi eğitim sürecinden uzak kalmanın yaratacağı telafisi güç zararın engellenmesi açısından dava ile birlikte yapılmalıdır.
Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği kapsamında retina hastalıkları, şaşılık ve gözyaşı sistemi bozuklukları nedeniyle ilişiği kesilen adaylara yönelik iptal davası süreçlerinde Ulus Hukuk ve Danışmanlık idare hukuku alanındaki deneyimiyle hukuki destek sağlamaktadır.

